8.5.14

tek yön

walter benjamin

bir insanı ancak onu ümitsizce seven tanır.

bir şey vardır ki, hiçbir zaman telafi edilemez: ana-babasından kaçmayı ihmal etmiş olmak.

her iğrenti, kaynağında, dokunmaktan iğrenmedir.

gerek bireyin gerekse toplulukların çilesinin ötesinde artık sürüp gidemeyeceği tek bir sınır vardır: mahvoluş.

iyi bir nesir üzerinde çalışmanın üç aşaması vardır: yazının bestelendiği bir müziksel, yapıldığı bir mimari ve sonunda, örüldüğü bir dokusal aşama.

fikir hayatına karşı dizginlenmek bilmeyen bir düşmanlık ayaktakımının içine işlemiştir.

veda edenin sevilmesi ne kadar daha kolaydır. çünkü uzaklaşan kişi için, gemiden ya da trenin penceresinden sallanan o varla yok arası bez parçasının beslediği alev daha saftır. uzaklık, gözden kaybolmakta olanın içine bir boya gibi işler ve onu munis bir kora çevirir.

eleştirmen edebiyat mücadelesinde strateji uzmanıdır.

gelecek kuşaklar unutur ya da över. sadece eleştirmendir, yazarın yüzüne karşı yargıyı veren.

kitaplar ve fahişeler; her ikisinin de, sırtlarından geçinen ve onları sömüren, ezen, kendilerine özgü erkekleri vardır. kitaplarınki eleştirmenlerdir.

mutlu olmak demek ürküntü duymadan kendinin farkına varabilmektir.

bir aşkta çoğu insan ebedi yurdunu arar. ama başkaları, çok azı, ebedi yolculuğu. bu sonuncular aşkta toprak anayla temasa gelmekten korkan melankoliklerdir. sıla hasretini onlardan uzak tutacak kişiyi ararlar. o kişiye sadık kalırlar.

düşünüldüğü gibi dile getirilivermiş bir gerçekten daha zavallı bir şey yoktur.

resim galerilerinde dolaşan insanların ifadeleri, orada sadece resimlerin asılı olmasından duydukları ve doğru dürüst gizleyemedikleri hayal kırıklığını yansıtır.

"yeryüzü yalnızca evrenin güçlerini emerek yaşayanların olacaktır."

erotik vurguların kamu hayatına götürülmesi feodal ve proleter bir özelliktir. bir kadınla filan filan vesilede beraber görülmek onunla yatmaktan büyük önem taşır.