20.5.14

lancelot

walker percy

çağların büyük sırrı şudur ki insanoğlu yalnız ve yalnız bir tek amaç için evrim geçirmiştir; bunun için doğar, yaşar ve ölür: bir başka insana cinsel bir saldırıda bulunmak ya da böyle bir saldırıya teslim olmak için.

bu yeryüzünde aynı kadının başka bir erkeğe bir zamanlar sana baktığı gibi baktığını görmek kadar büyük bir acı yok.

deha insanları gergin yapar.

merlin şimdiye kadar tanıdığım, araba kullanamayan pek az erkekten biriydi. ben çocukken böyle daha çok insan vardı; çoğu da oldukça yetenekli, zeki adamlardı. özellikle yaratıcı insanlar. picasso ve einstein araba kullanmayı hiç öğrenmemişler, öyle değil mi?

bir yaratığın, bedeninin küçük bir parçasını başka bir yaratığın bedenine sokması neden böylesine anlatılamaz bir şey?

felaket; henüz olmuş olsun ya da olmasın; ister savaşla, bombayla, ateşle, ister sadece gerileme ve çökmeyle. çoğu insan ölecek ya da yaşayan ölüler olarak var olacak. her şey yeniden çöl haline gelecek.

"özgürlük sadece başka bir adıdır
kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış olmanın"

bir kadının bir oda içinde hareket ediş biçimini bilir misin; ister orayı temizliyor isterse sadece vakit geçiriyor olsun. bir erkeğin hareket ediş biçiminden farklıdır. kadın bir odada rahattır. oda onun bir uzantısıdır.

kıskançlığın ne olduğunu biliyor musun? kıskançlık, zamanın kendisinin şeklinin bile farklılaşmasıdır. zamanın yapısı bozulur. zaman uzar. o burada değil. nerede? kiminle beraber? o kadar çok zaman vardır ki.. dakikalar ve saatler sürünerek ilerler. ne yapıyor? herhangi bir şey yapıyor olabilir. o burada değildi. onun burada olmayışı oksijenin burada olmayışı gibiydi. günün geri kalanında ne yapacağım? göğsümde bir şeyler sıkışıyordu.

katlanılması şerefsizlikten daha zor bir şey varsa, o da şereftir; kendin hariç her şeyin öylesine hoş; hatta mükemmel olduğu bir ailede büyüyünce.

sevgi nedir? size en yakın olanlara ve en masum olanlara karşı bu korkunç soğukluk niye? birisine korkunç bir şey olduğu zamanlar haricinde aileler hiç birbirini sevmiş midir?

esrar burada ve şimdide yatıyor. esrar şu: insan kendisiyle ne yapmalıdır? yaşın ilerledikçe zamanın sana oynadığı oyunun ve eğer bu konuda bir şeyler yapmazsan, zamanın akışının, geçmişin korkunç banalliğinin, saf geleceği sinsice gasp etmesinden başka bir şey olmadığının farkına varmaya başlıyorsun. geçmiş, bir teyp gibi geleceği yutuyor, saf olasılığı banalliğe dönüştürüyor. şimdiki zaman, teybin kafası, zamanın ağzı.

neyin mutlak ve sonsuz olduğunu söyleyeyim sana. bir kadını sevmek. ama sen nereden bileceksin? görüyorsun, senin kilisen ne yaptığını biliyor. bir mutlaklığı sil ki bir başkasını aramak zorunda kalasın.

en kötüsünü bilmekten daha da kötü bir şey vardır. o da bilmemektir. insan bilmek zorundadır. kötü haberden daha kötü şeyler vardır. yenilgi bile bilmemekten daha iyidir.

nezaket kurallarının gerçek amacı herkes için hayatı kolaylaştırmaktır; hem kendi kabuğuna çekilmeyi hem de huzur kaçırıcı bir kabalık ve hatta hakaret alışverişinden kaçınmayı kolaylaştırır. insan birisiyle ya el sıkışır ya onu görmezden gelir ya da onu öldürür. nezaket kurallarının işlevi işte budur: hiç kimse ne yapacağını bilemez bir duruma düşmez.

pascal hikayenin sadece yarısını anlatmıştı. insanın düşünen bir saz olduğunu söylemişti. oysa insan, düşünen bir saz ve yürüyen bir cinsel organ.

yeryüzündeki üç milyon tür arasında, insanın dişisi daimi bir kızışma halinde yaşayabilen, orgazm olabilen, eşiyle yüz yüze sevişebilen tek tür.

tanrının insan için gizli tasarısı, insan mutluluğunun erkekler için, erkeklerin kadınlar üzerinde şiddet uygulamasında ve kadının mutluluğunun buna teslim olmakta yattığıdır. yaşamın sırrı şiddet ve tecavüzdür ve kutsal kitabı pornografidir. mesele şu ki bu sırra dayanabilir miyiz? son noktanın cinsel saldırganlık olduğuna, onu uygulamak ya da ona maruz kalmak olduğuna dair evrimin hükmünü kabul etmek zorunda mıyız?

diğer zamanlar, birisine ya da bir şeye ya da insanın kendisine aittir ve birisinin ya da bir şeyin ya da insanın kendisinin kokusunu taşır. şimdiki an başka bir şeydir. geçmişte ve gelecekte yaşamak kolaydır. şimdiki anda yaşamak, bir iğneden iplik geçirmek gibidir.