11.4.14

yüreğir

yılmaz güney

güz aylarından birinde, gücünü tüketmiş bir yaprak dalından düşer. çevrenin acı durgunluğunda bir güz bitiminin sancısı duyulur. ince ince bulut dizilerinde, biraz soluk duran mavide, toprakta, yellerin getirdiği tükenmiş kokuda, top top kırmızılarda, sarılarda hep bu hüzün var. insanı alıp götüren, düşündüren, eriten, üzen bir duygu var. yaz otları, çakır dikenleri, bozulmuş ağaçlar toprağa bakırımsı bir yanıklık vermişler. nar ağaçları, yaprakları kızarmış üzüm tevekleri ve bir kuş..

ne zaman ağaçlar sevinçlerinden deliye dönerler, sevinçlerinden yaprak olurlar, çiçek olurlar, dallarını tüm içtenlikleriyle süslerler; malaçça köyü o zaman güzeldir. kır çiçekleri göverir, çiğdemler, mineler, türlü türlü otlar fışkırır, serpilir; malaçça o zaman güzeldir. kırlangıçlar döner, leylekler döner; artık yüreğir toprağı tüm güzellikleriyle uyanır. mavi gözlü çiçeklerinde, türkülerinde, oyunlarında, halaylarında bir sevda yaşar artık. yüreğir toprağında bahar, yüreğir toprağında sevdadır. koyunların, kuzuların melemelerinde, renk renk yağlıkların oyalarında, boncuk boncuk bir gözyaşının buruk bir yaşamanın ezgisi başlar. ellerin kınasında, saçların örgüsünde yüreğir toprağının umudu göverir.

ne zaman gelinaliler boylanır, tepelerinde bir sarı çiçek patlar, ne zaman ak bulutlar yalnızca gökyüzünün süsü olur, yüreğir toprağında bahardır. baharına susamış dallarda, beyazın yanı sıra bir yeşil yürür. kırmızının yanına bir mavi konar, dellenir. yaşamanın tüm özlemlerini kanatlarına doldurmuş bir kelebek gelir, mutluymuş sanısını veren bir çiçeğe konar. çiçekler ondan sonra güzeldir. böcekler, kanatlarında iyi ve ılık günleri getirirler. her benek bir isteği, her renk bir özlemi, bir yaşantıyı özetler. her arı bir bahar türküsü, her türkü bir sevda belasıdır. çünkü umut, baharla birlikte gelir yüreğir toprağına, güzle birlikte gider.

yüreğir'in yağmuru, yüreğir'in dertleri gibi yağar yağar bitmez. usul usul, ince bir sızı gibi yağar. hüzün veren bir durgunluk, bir alacalık oturur insanın içine. ağır, uyuşuk ve yorgun. ne yapacağını bilemeyen çaresiz insanın acı umutsuzluğudur bu.

yağmur sularıyla dolu hendeklerde, beyaz, bembeyaz su çiçekleri açar. yaşamak, sevmek ve hüzün ondan sonra güzeldir.