23.4.14

ölüler kitabı

giovanni papini


zamanımızın gözdesi olan tarih uzun ve sıkıcı bir ölüler kitabı'dır. politikada, hemen hepsi ölülerin düşüncelerinin mahsulü kanunlara, adetlere, formüllere boyun eğmek zorundayız. özel hayatımızda onların son arzuları denilen maddi ve manevi vasiyetlere uymaya mecburuz. katolik ülkelerde papazlar, her gün ölülerin selameti için dualar, törenler yapmakla meşguldür. müzelerimiz meşhur ölülerin eserleriyle doludur, eskimiş olmanın verdiği üstünlükle gençleri etkilerine alırlar, fikirleri köreltirler, yenilerinin gelişmesini önlerler. birçok sanatçı hala 25 asır önceki grek heykelciliğinin ve öleli 500 yıl olmuş ressamların kaidelerine körü körüne bağlanıyorlar. şehirlerimizin meydanlarında kimi at üstünde elinde kılıç, kimi oturup düşüncelere dalmış, hepsi de modası geçmiş elbiseler giyinmiş ünlü ölülerin cakalarını görürüz. dünyanın her yerinde binlerce aptal, bakıcı, spiritizmacı ölülerle görüştüklerini, onları çağırdıklarını ileri sürer, dururlar. günden güne büyüyüp genişleyen mezarlıklar büyük birer kıtlık tehlikesidir. bir taraftan nüfus artıyor, öteden dirilere yiyecek sağlayacak topraklar ölülerin "son istirahatgahlarına" tahsis ediliyor. eğer geçmiş devirlerin kabristanları yavaş yavaş kaldırılmamış olsaydı, bugün buğday ekecek bir dönüm tarla bulunamazdı. ama yine de ve hala yeryüzünde çok fazla mezar, türbe, hazine var. ya ölüleri bir daha öldürürüz ya da biraz sonra hepimiz aç köpekler gibi gebeririz. mümkün olduğu kadar kısa bir zamanda, geçmiş varlıkların diriler üzerindeki hakimiyetlerini sağlayan bu durumu değiştirmek gerekir.