1.4.14

güzellik

pascal bruckner

güzellik, zamanın eninde sonunda yıkıma uğrattığı sonsuzluk parçasıdır.

güzellik bir mutluluk vaadi değil, kesin bir yıkımdır. kadın olsun, erkek olsun, güzel varlıklar bizlerin arasına inmiş ve güzelliklerinden dolayı bizleri küçümseyen tanrılardır. geçtikleri yere bölücülük, mutsuzluk tohumları ekerler ve herkese kendi vasatlığını hatırlatırlar. güzellik belki bir ışıktır; ama geceyi daha da derinleştirir, bizi çok yükseklere çıkarır ve daha sonra öylesine alaşağı eder ki insan ona yaklaştığına bin pişman olur.

insan güzelliği her şeyden önce bir adaletsizliktir. bazı kişiler yalnızca görünümleriyle bizim değerimizi düşürürler, bizi canlılar dünyasından silerler. neden onlar da biz değil? herkes günün birinde zengin olabilir; ama çekicilik, eğer insan doğuştan ona sahip değilse sonradan asla edinilmiyor.

güzellik her ne kadar ender olsa da fazlasıyla mevcut, fazlasıyla onur kırıcı. onun hilesi, her gün ayrıkotu gibi biterken, bizleri kendisinin kırılgan olduğuna inandırmak. 

güzelliğin hiçbir yararı yok. o sadece bir çoğunluğun belli bir fizyonomi tipi hakkındaki rastlantısal bir düşünce birliğidir. güzelliği insanın onu görmediği yerde, ayrıksıda, anormalde, hatta basitte aramak daha verimli sonuç verir. mükemmel olmayış, iç karartıcı düzenlilikten çok daha çekicidir. heyecan veren bir yüz, uyum içerisinde paylaştırılmış bir kusurlar bütünüdür. 

herkes kendi yüzünden sorumludur. her iki cinsiyete ait göz kamaştırıcı insanlar yüzlerini bir peçeyle gizlemedikleri ya da bir cerrahın neşteri altına yatıp onları yeniden şekillendirmedikleri sürece bizler huzur bulmayacağız.