19.3.14

sanat ve yetenek

goethe

herkes en iyisini bildiğine inanıyor, böyle olunca da bazıları unutulup gidiyor; bazıları da uzun zaman yollarını bulmakta güçlük çekiyor.

insanın gençken bir konuya bakış açısı tek yönlüdür; oysa kapsamlı bir yapıt çok yönlülük ister ve bu noktada başarısızlığa uğranır.

leonardo da vinci: eğer oğlunuz resmini çizdiği şeyi insanın elleriyle dokunmak isteyeceği ölçüde belirgin ton farklılıklarıyla resmetme duygusundan yoksunsa, yeteneksiz demektir.

oyuncular genellikle karakterle uyum sağlayamazlar; en azından kendi kişiliklerini büyük ölçüde yok sayamazlar. oyuncu aynı karakter özelliğine sahip değilse ya da kendi kişiliğini tamamen bir tarafa bırakma yetisine sahip değilse, bir karışım ortaya çıkar ve karakter doğallığını yitirir. bir oyunda gerçekten büyük bir yazarın ancak birkaç figürü ilk başta düşünüldüğü gibi sahnelenir.

taklit eden sanatçı, bir an önce bitirmeyi ön planda tutar ve çalışmaktan hoşlanmaz. gerçek bir sanatçının en büyük mutluluğu ise düşündüklerini uygulama anıdır.

mozart: siz amatörleri eleştirmek gerek, nedeni de sizlerde genellikle iki noktanın dikkat çekmesi: ya kendinize ait düşünceniz yok, başkalarınınkini alıyorsunuz ya da kendinize ait düşünceniz var; ama onun ne işe yarayacağını bilmiyorsunuz.

sınırlı yeteneğe sahip sanatçılara böylesi bir sanat yeterli gelmez; çalışırken sürekli olarak akıllarından çıkmayan tek şey kazanacakları paradır. böylesine dünyevi amaçlar ve tercihlerle hiçbir zaman önemli şeyler ortaya koyulamaz.