27.3.14

dizeler

aleksandr puşkin



siz birleştirdiniz o soğuk kalbi derhal
gözlerinizin ateşiyle
sizi seven bir aptaldır elbette
sevmeyen biriyse yüz bin kere aptal

ben sizi sevdim, belki bu sevda
kalbimde sönmedi, kaldı izi
bu bir hüzne yol açmasın asla
hiçbir şeyle üzmek istemem sizi

sessizce, ümitsizce sevdim sizi
çile çekerek, kıskanç ve çekingen
öyle candan, öyle içtenlikli ki
başkası da öyle sevsin yürekten


ey yaşam düşü! uç git, acımam sana
o boş görüntü karanlıkta yitip gitsin
aşkın acısıdır değerli olan benim için
öleyim ne çıkar, severken öleyim ama

bir şey var ki çölünde senin
ruhumu altüst etmeye yeterdi

aşkın, umudun, dingin şöhretin
aldatısı uzun sürmedi
dağıldı şölenleri gençliğin
uyku gibi, sabah dumanı gibi

ey, can attığım sınırı benliğimin
ne kadar çok senin kıyılarında
dolaştım, sessiz ve başım dumanlı
gizli bir kararın hüznü ruhumda

yeryüzü yazgısı her yerde
nerede birazcık iyilik varsa
ya aydınlanma, ya tiran tetikte

hem hüzün hem hafiflik var içimde; kederliyim
seninle dopdolu, aydınlık bir keder bu
seninle, sadece seninle.. hiçbir şey
bozmuyor, tedirgin etmiyor üzgünlüğümü
ve yürek yeniden tutuşuyor, seviyor yeniden
sevmemesi olanaksız çünkü

ey dostlar! halkın ezilmediğini görecek miyim bir gün
ve köleliğin düştüğünü çarın işaretiyle
ve sonunda doğacak mı yurdumun üzerinde
güzel şafağı bilginin ve özgürlüğün

nicedir, ben, yorgun köle, kaçıp gitmektir istediğim

uzak sığınağına çalışmanın ve lekesiz bir esenliğin


işte bu, yazgısı senin oğullarının
ey roma, ey çınlayan küre
sevginin şarkıcısı, şarkıcısı tanrıların
söyle sen bana, nedir şan
sin uğultusu, övgü sadası mı
isli bir gölgeliğin altında yoksa
yabanıl bir çingenenin anlatısı mı

o zaman yaşlı adam yaklaşıp dedi
"terk et bizleri sen, mağrur kişi
bizler ilkeliz, yok yasalarımız
sen ilkel baht için doğmamışsın
sen kendine özgürlük diliyorsun yalnız
bize dehşet verir düşünüşün senin
biz korkağız ve iyi ruhumuz
sen kötü ve cesursun -terk et bizleri
elveda, esenlikler seninle olsun."

büyülü gücüyle terennümün
dumanlı belleğimde benim
böyle canlanıyor görünümü
bazı aydın, bazı kederli günlerin

irkildi. durulanıverdi
ürkünç, derininde düşünceler
taşkınların köpürdüğü, öfkeyle başkaldıran
yırtıcı dalgaların çevresinde
yığıldığı o yeri bir anda tanıdı
aslanları, o meydanı ve meydanda
karanlığın içinde bakırdan başıyla
kımıltısız yükselip duranı
onu, işte o uğursuz iradesiyle
denizin dibinde kent kurulanı
korkunç o, karanlığının alaca ağılında
nasıl bir düşünce toplanmış o alında

ne kadar gizli güç onda barınır