21.1.14

özlem

inci aral

kimse unutamaz. unutmada özlem yoktur. insan film sahneleri gibi bir bir görür eski anıları. daha önce fark ettiği ama hızlı geçtiği için üstünde durmadığı her şeyi açık seçik görür. seven, sevdiğinin yokluğuna saplanıp kalmadan özleyemez. özlerken daha iyi tanırsın sevdiğini. oğlunun bir köpeğin boynunu okşayan elini, başını çevirmeden önce bir an sana bakışını, ekmek kesişini, su içişini, uçurmaya çalıştığı yaralı bir kuşu avcunda tutuşunu, küçülmüş patiklere sığmayan ayaklarını, mamayı tüküren ağzını, elindeki yanığa uf deyişini, ayak parmaklarının ucunda sokağa süzülüşünü, bir kadının yanından ilk gelişini, şarkı söylemesini, bir duvarı boyayışını hiç görmemiş gibi görürsün. henüz doğmamış da doğru doğacakmış gibi yokluğunu yüreğinde duyarak özlersin onu o zaman. henüz gerçekleşmemiş bir düş gibi. sözü verilmiş bir sevinç, uzun sürmüş bir ölüm gibi. özlem beklemektir. çaresi yoktur bunun, bir şey yapılamaz. yatıştırılabilir belki biraz.