14.12.13

kırk oda

murathan mungan

imgelemimizin şiiriyle güzelleştiremeyeceğimiz kadar acı bir hayat yaşıyoruz.

bütün erkekler hayatları boyunca tek bir şeyi isterler: her şeyi.

herkesin ahlakı serveti kadardır.

hayatımızda mucizelere yer vermeliyiz. onları yaratmalıyız. mucizesiz hayat çiçeksiz bahçeye benziyor; çocuksuz eve, meyvesiz ağaca, kuşsuz kafese, dikensiz güle, ağaçsız ormana benziyor. bu düpedüz, bu yavan yaşam usul usul öldürüyor. düşlerini öldürüyor.

eşit olmayan bütün ilişkiler çürüme ve nefret kokuyor.

zamanla unutursun. zaman her şeyi onarır.

hayatımın beyaz perdesinde her şey ödünç. her şey giydirilmiş. duygularımız, düşüncelerimiz, ilişkilerimiz, değer yargılarımız, sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, kaygılarımız, üzüntülerimiz, acılarımız, aşklarımız, orospuluğumuz; her şey, her şey sahte ve ödünç. tıpkı kadınlığımız gibi.

yaşandı, güzeldi ve bitti. ayrılık bir sevda kaderidir.

dramların ve trajedilerin en acıklıları eşikte yaşananlar değil midir? giderken ya da gelirken; ama eşikteyken.

ne çok şey bilmiyoruz!

insan, düşünebilen, konuşabilen ama bilemeyen bir varlıktır. bildiklerini de aklında tutamaz zaten. o halde konuşmasının ne yararı var?

cennet insanoğlunun en uzun düşüdür.

insanın bilgisini, davranış biçimlerini, değerlerini ve yaşamını korku yönetir. çünkü insan korkan bir varlıktır. öteki yaratıklar da korkarlar ama onlar düşünemedikleri için korkularını hafifletecek olan düşler kuramazlar. korku halkların afyonudur.

insan, öleceğini bilen tek varlıktır. bu yüzden de sürekli çılgınlıklar yapar. çılgınlık ve deliliğin ölümü hafifleteceği düşünülür.

öteki bütün yaratıklarda ölüm yalnızca bir içgüdüyken insanda hem bir içgüdü hem de bir bilgidir.

ülkemizde bütün okurlar yazardır. yazmaya başlamak içindir okumaları.

bir kadının dıştan görünüşü her zaman yanıltıcıdır.

bir beraberliği kurmak, bir devlet kurmaya benzer.

erkekler düşünen kadınları sevmezler. bu yüzden de heykeli dikilen düşünen kadın yoktur ama, heykeli olan düşünen adam vardır.

erkekler bütün hayatlarını kendilerini sevgiden korumak üzerine kuruyorlar. neden? çünkü sevgide, gerçekten sevgide onların erkekliklerini iğdiş eden, tehlike altına alan bir şey olduğunu düşünüyorlar. ya da böyle öğretiliyor onlara. bütün hayatımız bize öğretilenleri yaşamaktan ibaret. sevgimiz de, sevgisizliğimiz de sahte.

kimi zaman insanlar yüklenemeyecekleri ya da sürdüremeyecekleri masalları yaşamaya kalkışırlar. 

beni sonsuza dek takip edecek birini bekledim hep.

insan ne denli aldatılırsa aldatılsın, kazıklanırsa kazıklansın, ne kadar severse sevsin, nasıl kararlar alırsa alsın, her seferinde aynı yerinden bir kez daha düzülüyor.