15.12.13

dizeler

paul eluard



[sessizlik yokluğunda]
senin portakal saçın dünyanın boşluğunda
ellerimin senden yansılar arayıp durduğu karanlıkla
ve sessizlikle ağır camların boşluğunda

yüreğinin biçimi düşsel
ve yitmiş isteğime benziyor sevgin
ey amber iç çekişler, düşler, bakışlar

ama hep yanımda olmadın sen. belleğim
hala karanlıktır gidip gelişlerini görmekten
senin. zaman aşk gibi kullanıyor sözcükleri

[ilenme]
bir kartal, bir kayanın üstünden, seyrediyor dingin ufku. bir kartal savunuyor kürelerin devinimini. iyilikseverliğin tatlı renkleri, üzüntü, kuru ağaçların tepesindeki ölgün ışıklar, örümcek yıldızı biçiminde lir, bütün gökler altında benzeşen insanlar yerde de kafasız göktekileyin. ve bir bıçak sürükleyen kimse yüksek otların içinden, gözlerimin otlarından, saçlarımın ve düşlerimin, kollarında gölgenin bütün simgelerini taşıyan kimse, gök rengiyle benek benek, düştü üzerine dört renkli çiçeklerin.

[gövdemin yönünde göz alabildiğine]
aşk bitmemiş insandır

[küçük doğrular]
anlamayı, bilmeyi istemiyor hiçbir zaman
gülüyor saklamak için kendinden duyduğu korkuyu
yürüdü her zaman gecenin kemerleri altında
ve bıraktı
geçtiği her yerde
damgasını kırık şeylerin

[en önce]
uygun düşen bir yüz olsaydı
bütün adlarına dünyanın

[şiirin geleceği]
görmek anlamaktır; yargılamak, bozup değiştirmek, unutmak ya da unutulmaktır, var olmak ya da yok olmak.

[öncesiz yargı]
omuzlarının üstünde başı olandan sakın
yürüyüşünü fırtınalarınkine bakarak düzenle
hiçbir gece kuşunu öldürme
sağduyuya zarar vermeyen şeyi üstünde saklama
cehenneme yolla saf olanı, saflık sende cehennemliktir

[şiirin eleştirisi]
iğrenmesine iğrenirim ya kentsoyluların egemenliğinden
polislerin papazların egemenliğinden
daha bir öğrenti verir bana iğrenmeyen adam
benim gibi
kendi güçlerinden

[şiirin geleceği]
büyük yayılmalar gösterir gece. usavurmanın bir "değeri" yoktur bundan yararlanmıyorsa. iyi anlarında bu yayılmalardan kurtulur. şiir bunları eritir. aydınlıkların sanatıdır o.

[saatlerim]
insan oldum taş oldum
insanda taş oldum taşta insan
havada kuş oldum kuşta gök boşluğu
ayazda çiçek oldum güneşte ırmak
çiy tanesinde yakut
kardeşçe yalnız kardeşçe özgür

[bir yüzün resmi]
umut bir tarlayı süren bir öküzdür
ve bakışı süren bir meşale

[ölüm sevgi yaşam]
kırabildiğimi sandım derinliği sonsuzluğu
değinimsiz yankısız çırçıplak acımla
kapıları insan eli bilmemiş zindanıma uzandım
öleceğini bilmiş akıllı bir ölü gibi
yokluğundan başka taç giymemiş bir ölü
anlamsız dalgalarına uzandım
kül tutkusuyla emilmiş zehirin
kandan daha canlı göründü yalnızlık bana

[şiirin geleceği]
özü dile getirmek için az sözcük gerekir bize; 
bunu gerçekleştirmek içinse bütün sözcükler gerekir.

[ölüm sevgi yaşam]
bozup dağıtmak isterdim yaşamı
bölüştürmek isterdim ölümü ölümle
vermek yüreğimi boşluğa ve boşluğu yaşama
silmek her şeyi ne cam ne buğu kalıncaya dek
ne önde ne arkada bütün hiçbir şey
çıkarıp attım birleşmiş ellerdeki buzu
çıkarıp attım kemikleşmiş kışını
yürürlükten kalkan yaşama dileğinin

[yoksullar sarayı]
ama aşkın her zaman pek duyarlı kenarları vardır
umudun güçlerinin sığındığı kenarlar
kurtulmak için yükten

[152 atasözü]
yanlışlarla, güzel kokularla yaşayın.