13.11.13

din

marvin minsky: evreni yaratan nedir ve bunu neden yapmıştır? yaşamın amacı nedir? hangi inançların doğru olduğuna nasıl karar verebiliriz? neyin iyi olduğunu nasıl söyleyebiliriz? bu sorular yüzeysel olarak birbirlerinden farklı görünüyor; fakat hepsi yanıtlanmalarını imkansız kılan ortak bir özelliği paylaşıyor: hepsi döngüsel! asla nihai bir yaratıcıya ulaşamazsınız; çünkü her zaman bir soru daha sormanız gerekir: "bu yaratıcıyı yaratan nedir?" asla mutlak bir amaca ulaşamazsınız; çünkü her zaman şunu sormak zorunda kalırsınız: "o halde, bu ne amaca hizmet ediyor?"

woolsey teller: evrenin insanlar için yaratıldığı söylemi gerçekten zavallıcadır. sadece bizim galaksimizde 300 bin milyondan fazla yıldız vardır ve hepsinin toplam ağırlığı bizimkinin ölçülerinde 270 bin güneşe eşittir. bu, bizim dünya sistemimizin ortaya çıktığı hammadde, muhteşem kozmik hamurdur. bu sadece bir ekmek kırıntısını fırına vermek için güneş kadar büyük bir hamur yoğurmak gibidir. bu kadar fazla malzemeyi boşuna kullanan bir fırıncıya ancak budala denilebilir. zeka seviyesi bir idiyotunkinden daha yüksek olan hiç kimse, eğlence için milyarlarca küreyi döndürmek ya da onları zeki olduğunu kanıtlamak için amaçsızca etrafa fırlatmak gibi çılgınca "projeler" tasarlamaz.

david brooks: eğer ezelden beri var olan bir "ilk neden" olduğunu varsaymak mantığa uygunsa, evreni oluşturan maddelerin ezelden beri var olduklarını varsaymak neden mantıksız kabul edilir? bilinmeyeni bilinen sayesinde açıklamak mantıksal bir süreçtir. bilineni bilinmeyen yoluyla açıklamak ise teolojik deliliğin bir çeşididir.

john burroughs: geceleri gökyüzüne baktığımda, karşımda bir tanrının eserini görmüyorum. üzerine herhangi bir şey söylemenin yersiz kaldığı bir güçle karşı karşıya kalıyorum. herhangi bir kişiliğin izine rastlamıyorum. evren insani olmaktan çok uzak. görüşlerimizi keşfedilen olguların insan için şekillendirildiğine değil, insanın bu olgulara göre şekillendiği yönünde değiştirmeliyiz. hava onun akciğerleri için yaratılmamıştır; fakat hava var olduğu için onun da akciğerleri vardır. ışık onun gözleri için yaratılmamıştır; fakat ışık var olduğu için onun da gözleri vardır. doğanın tüm güçleri kendi yollarında ilerlemekte ve insanlık onlardan kazanç sağlamakta ya da elinden geldiğince faydalanmaktadır. ürpertiye alışmalıyız ve de alışacağız. kozmik ürpertiye. dini içgüdülerimiz bunu daha da zor kılacaktır.