7.11.13

a universe from nothing

lawrence krauss

"her yolculuğa eşlik eden ilk gizem, yolcunun başlangıç noktasına nasıl ulaşmış olduğudur." (louise bogan)

müthiş olan şu ki, vücudumuzdaki her bir atom patlayan bir yıldızdan geliyor. ve sol elimizdeki atomlar da muhtemelen sağ elimizdekilerden farklı bir yıldızdan geliyor. fizik konusunda bildiğim en şiirsel şey bu: her birimiz yıldız tozuyuz. yıldızlar patlamasaydı burada olamazdık. çünkü evrim için önemli olan karbon, azot, oksijen, demir vs. bütün elementler zamanın başlangıcında oluşmamıştı. bunlar yıldızların nükleer fırınlarında oluşmuştu ve vücudumuza girebilmelerinin tek yolu yıldızların patlayacak kadar kibar olmalarıydı. o yüzden isa'yı falan boşverin. bugün burada olmamızı yıldızların ölmesine borçluyuz.

"hiçbir bilgi ışıktan daha hızlı yayılamaz." (albert einstein)

evren düz olmalı. peki neden? bunun iki sebebi var, ilki hakkında normalde şunu söylüyorum: matematiksel olarak güzel olan tek evren bu. ve bu doğru. pek bahsetmediğim ikinci bir sebebi daha var, şimdi burada bahsedeceğim: düz bir evrende, evrenin toplam enerjisinin kesinlikle sıfır olduğu görülmüş bulunuyor. çünkü çekim kuvveti negatif enerjiye sahip olabilir. ve çekim kuvvetinin negatif enerjisi, maddenin pozitif enerjisini dengeler. peki, toplam enerjisi sıfır olan bir evrenin nesi güzel? çünkü sadece böyle bir evren sıfırdan oluşabilir. ve bu müthiş; çünkü fizik yasaları, evrenin sıfırdan oluşmasına izin veriyor! bir tanrı'ya ihtiyacımız yok. hiçbir şeyimiz yok. evrenimiz düz ve toplam enerjisi sıfır. ve sıfırdan doğmuş olabilir. sıfır toplam enerji ve kuantum dalgalanmaları bir evren yaratabilir. 

bunlar dindar insanların sorup durduğu şu manyak soruya cevap veriyor: "neden hiçbir şey değil de bir şeyler var?" çünkü olması gerek. kuantum mekaniğinde, hiçbir şeyiniz yoksa hep bir şeyler elde dersiniz. bu kadar basit!

copernicus bize özel bir yerde yaşamadığımızı söylemişti. şimdi iki şeyi biliyoruz, aslında bir şeyi. bu, bize düşündüğümüzden çok daha önemsiz olduğumuzu anlatıyor. evreni, gördüğümüz her şeyi ele alırsanız; yıldızlar, galaksiler ve kümeleri, gördüğümüz her şey. bunları kaldırıp atın, evren yine aynı evrendir. %30'u karanlık madde ve %70'i karanlık enerji olan bir evrende, %1'lik bir kirlilik yaratıyoruz. tamamen anlamsızız. içinde bu kadar anlamsız olduğumuz bir evrenin neden bizim için yaratılmış olduğu beni aşıyor.

bazıları evrene ince ayar yapılmış olduğunu söylemişti. eğer biraz olsun farklı olsaydı burada olamazdık. tanrı evreni apaçık bizim için yaratmıştı! bu saçmalık. ve richard dawkins'in kitaplarıyla güzelce öğrendiğimiz aynı sebeplerden ötürü saçmalık. arılar çiçeklerin rengini niçin ayırt edebiliyor? onları bulabilsinler diye. tanrı öyle istedi diye değil. eğer çiçekleri bulamasalardı, yemek için ihtiyaçları olan şeyleri alamazlardı ve var olamazlardı; bu doğal seçilim. ve bu bize şunu söylüyor: bir tür kozmik doğal seçilim var. çünkü eğer bu doğruysa, tek söylediği yaşama imkan tanıyan bir evrende olmamızın çok da şaşırtıcı olmadığı! çünkü, yaşama imkan tanımayan evrenlerde yaşıyor olamazdık. bu kadar basit!

fiziğin evren hakkında bize asıl anlattığı şu: evren büyük ve nadir olaylar hep gerçekleşiyor. yaşam da bunlara dahil. ve bu, onun özel olduğunu göstermiyor.