20.9.13

nietzsche'nin dansı

bryan stanley turner / georg stauth

din, vahim bir şekilde hasta olanlara yatıştırıcı gelebilir; ama aynı zamanda yanlış bir şekilde uygulandığında sağlıklı bedenleri tahrip eder.

müzik, hayattaki ıstırabı onaylamamıza ve en karanlık hakikatle yüzleşmemize izin veren bir katarsis üretir.

zayıfların gerçek öfke ve hınç duygularını yanlış bir ahlakın yaldızlarının arkasında gizlediklerini belirten nietzsche'nin hınç duygusuna dair analizi, freud'un aktarma ve yüceltme üzerine olan görüşlerinin kimi temellerini hazırlamıştır. zayıflar, barındırdıkları şiddeti kamusal düzlemde dışavuramamalarından ötürü, sahici dışavurumun ikamesi olarak nevrozu ve hastalığı yaratır.

nietzsche, vicdan azabı (suçluluk) nosyonunu geliştirdi ve bu vicdanı, insanların içgüdüsel yaşamları nedeniyle yakalandıkları hastalığın kaynağı olarak değerlendirdi. nietzsche, kendilerini dışa doğru boşaltamayan içgüdülerin sonuçta nevroz ve hastalığı yaratan bir içselleştirme süreci yoluyla içe döndürüldüklerini savundu. zevkin yadsınması, suçluluğun ve "medeniyet" dediğimiz şeyin temeli haline geldi.

entelektüelleşme ve rasyonelleşme, felsefecilerin oluştan aldıkları intikamdır.

bir malın değeri, bireylerin böyle bir mala duydukları ihtiyacı doyurabilmek için bu malın elde edilmesine tahsis etmeye hazır oldukları harcama miktarınca belirlenir. marjinal fayda, araçların kıtlığı yoluyla, bir isteğin doyurulmasına rasyonel olarak tahsis edilen ekstra çaba birimidir.

modern dünyada ahlaki olarak doğru insan, kendi kişisel istemini bütünün genelliğine ve refahına "feda eden" insandır.