21.8.13

çin demliği

bertrand russell

birçok inançlı kişi, kendilerinin dogmaları ispat etmeleri gerektiğini değil, şüphe edenlerin kabul edilmiş olan dogmaları çürütmesi gerektiğini söyler. bu elbette bir hatadır. eğer ben, dünya ile mars arasında, güneş'in etrafında, eliptik bir yörüngede dönen bir çin demliği bulunduğunu öne sürseydim ve bu demliğin en güçlü teleskoplarımızla bile ortaya çıkarılamayacak kadar küçük olduğunu da iddiama ekleseydim hiç kimse bunun aksini ispatlayamazdı. fakat konuşmama, iddiamın aksi ispatlanamayacağı için insan mantığının iddiamdan şüphelenmesinin tahammül edilemez bir küstahlık olduğunu söyleyerek devam etseydim kesinlikle saçmaladığım düşünülecekti. oysaki eğer böyle bir demliğin varlığı eski kitaplarda bildirilse, her pazar kutsal bir gerçek olarak aktarılsa ve okul çağındaki çocukların zihnine yavaş yavaş aşılansaydı, varlığına inanmakta çekimser davranmak elbette bir tuhaflık belirtisi halini alırdı. ve bu şüpheci kimse aydınlık bir çağda psikiyatristlerin, daha önceki çağlarda ise engizisyon mahkemesi'nin ilgisini hak ederdi.

inanıyorum ki öldüğümde çürüyeceğim ve egomdan geriye hiçbir şey kalmayacak. genç değilim ve yaşamı seviyorum. fakat yok olma düşüncesinin dehşetiyle titremeyi küçümsemek zorundayım. mutluluk her şeye rağmen gerçek mutluluktur; çünkü mutlaka bir gün biter; sevgi ve felsefe de değerlerini yitirmez; çünkü bunlar da sonsuza kadar sürmez. çoğu zaman insan ancak darağacına gidince gururunu hatırlar; hiç kuşkusuz aynı gurur bize insanın dünyadaki konumu hakkında içtenlikle düşünmeyi öğretmelidir. bilimin açılmış pencereleri ilk başta bizi geleneksel efsanelerin sıcacık içtenliği için endişelendirmiş olsa da, sonuçta taze hava güç kazandırır ve büyük boşlukların kendine has bir ihtişamı vardır.