15.6.13

iyilikseverlik

marquis de sade

iyilikseverlik, gerçek bir ruh erdemi olmaktan çok, kibrin bir kusurudur; çalım satarak hemcinslerini teselli etmektir, asla iyi bir davranışta bulunmak gibi bir bakış açısı yoktur; verilen bahşişin iyice bir reklamı yapılmazsa çok öfkelenilir. iyilikseverlik tüm aldatmacaların en büyüğüdür, yoksul kişi enerjisini yanlış yönlere çelen yardımlara alıştırılır; sizin merhametinizi bekledikçe hiç çalışmaz ve siz merhamet göstermediğinizde de ya hırsız ya da katil olur. dilenciliğin ortadan kaldırılması için herkesin çareler aradığını işitiyorum ama aynı zamanda da dilenciliği çoğaltacak her şey yapılıyor. odanızda sinek olmamasını mı istiyorsunuz? onları cezbedecek şeker bırakmayın ortalıkta. fransa'da hiç yoksul olmamasını mı istiyorsunuz? hiç sadaka dağıtmayın ve özellikle hayır kurumlarınızı ortadan kaldırın. yoksunluk içinde doğmuş kişi, bu tehlikeli kaynaklardan yoksun olduğunu görerek, doğduğu durumdan kurtulmak için doğadan aldığı tüm cesareti, tüm yolları kullanacaktır; sizi artık tedirgin etmeyecektir. bu zavallı yoksulun hovardalığının meyvelerini barındırma yüzsüzlüğünde bulunduğunuz bu iğrenç evleri hiç acımadan yok edin, yıkın! tek umutlarını sizin cebinize bağlamış olan bu yeni yaratıkların iğrenç sürüsünü topluma her gün kusan tüyler ürpertici çirkef kuyularını yok edin!

minnete gelince, bu kuşkusuz tüm bağların en zayıfıdır. insanlar bizi kendimiz için mi minnettar kılıyorlar? buna asla inanmayalım; gösteriştendir, kibirdendir. başkalarının gururunun oyuncağı olmak aşağılayıcı olmaz mı? minnettar kalmak daha da aşağılayıcı değil midir? yapılan bir iyilikten daha fazla yük olamaz. ortası hiç yoktur; ya karşılığı verilmelidir ya da aşağılanmış olunur. gururlu ruhlar iyiliğin ağırlığı altında kendilerini kötü hissederler. onların üzerine iyiliğin ağırlığı öyle şiddetle çöker ki, iyilik yapandan nefret ederler yalnızca.

dünyada yalnızca merhamet ve iyilikseverlik tehlikelidir; iyilik bir zayıflıktan başka bir şey değildir, zayıfların nankörlüğü ve densizliği karşısında namuslu insanlar iyilik yapmaktan her zaman pişmanlık duymak zorunda kalırlar.

yüreğinizi asla dinlemeyin çocuğum; doğadan aldığımız en yanlış rehber odur; bahtsızlığa dair aldatıcı vurgulara yüreğinizi dikkatle kapalı tutun; hergeleye, entrikacıya ve komplocuya merhamet göstermektense gerçekte sizin ilginizi çekmek için yapılanları reddetmeniz yeğdir: reddetmeniz çok önemli olmaz, merhamet göstermeniz ise pek sakıncalıdır.

vicdan azapları aklın ürünü değildir, onlar yalnızca yürekten doğar ve aklın yanıltmacaları onları asla söndüremez.

ama yürek yanılır; çünkü yürek aklın yanlış hesaplarının ifadesinden başka bir şey asla olamadı; aklı olgunlaştırın, bir süre sonra yürek teslim olacaktır; akıl yürütmek istediğimizde bizi yolumuzdan saptıran, her zaman için yanlış tanımlardır; ben, yürek nedir bilmiyorum; yalnızca aklın zayıflıkları diyorum buna.