22.5.13

tante rosa

sevgi soysal

"sevgi" sözcüğü bir kadına her zaman bir şeyler anlatır.

her yeni aşka yeni bir aptallıkla başlarsan sonunda orospudan beter olursun. o bile olamazsın; aşkı tadabilmek gibi satabilmek de beceri ister.

durmayacağını, gerilemeyeceğini, hep biraz daha iyisini yapacağını bildiğiniz, sezdiğiniz insanlar vardır. hayatı şöyle olur, böyle olur; iyi gider, kötü gider; ama zekası donuklaşmaz, üretkenliği tıkanmaz.

suluboya kır çiçekleri ölebilen şeylerdendir.

yasaklar prensesler için değildir. prensesler hangi yasayı çiğnerlerse çiğnesinler bir şeycikler olmaz; çünkü bir gün prens atla gelerek prensesi kurtaracaktır.

bir kadın bıktığı kocasını iş yolculuğuna gönderircesine gönderir savaşa. kır çiçeklerinin yapraklarında dudakları. yapraklar soluk, ölü susuz.

yokluk ne rezilliklere gebedir! yoksulluk her zaman küçültücüdür.

sabrın sonu selamet değildir.

bir kedi her zaman güzeldir. açlık, tokluk, aşk, nefret tanımayan sürekli bir güzellik.

insanları sevmemeye başladı mı insan, insan gibi yaşamayı da sevmemeye başlıyor; insan gibi çalışmayı, kazanmayı, yemeyi, içmeyi, sevişmeyi, ölmeyi.

"hayat bir denizdir; yüzme bilmeyen boğulur."

bir duyguyu tek başına yaşamak, acı çekmek tek başına; bundan sadece genç aşıklar hoşlanır. onlar bile bunu şiire döküp acınmak, 'aman nasıl da sevmiş' dedirtmek isterler.

bir kadının yaşamında bir napolyon'la rusya dönüşü olmalı.