25.4.13

george gurdjieff

anthony storr

gurular, genellikle yalnız bir çocukluk geçirmiş, içedönük, narsisistik ve başkalarıyla ilişki kurmak yerine kendi akıllarında olup bitenle daha fazla meşgul olan kişilerdir. bu kişilik özellikleri, hayallerin gelişmesine olanak sağlar. hayal gücü, en fazla yalnızken serpilir.

gurdjieff'in doğum tarihi tam olarak belli değildir. kimileri doğum tarihi için 1866 derken, kimileri de 28 aralık 1877'yi gösteren pasaportlarından birinden alıntı yapar. son biyografisinin yazarı james moore, 1866 tarihinin daha doğru olduğunu savunur. gurdjieff, geçmişiyle ilgili pek çok konuda olduğu gibi bunda da ketumdur. 29 ekim 1949'da ölmüştür.

gurdjieff'in güçlü karizmasının bileşenlerinden biri, içinde bulunduğu an'a yoğunlaşma becerisidir.

"siz geçmişte yaşıyorsunuz. geçmiş ölüdür. şu anda hareket edin. eğer eskisi gibi yaşamaya devam ederseniz, gelecek de geçmiş gibi olacaktır. kendinizle uğraşın, kendinizde bir şeyleri değiştirin; ancak o zaman belki de gelecek farklı olur."

doğum yeri, karadeniz'in batısında, hazar denizi'nin doğusunda, kafkas dağları'nın güneyinde, rusya'da, ermenistan'da yer alan, önceden gümrü olarak bilinen alexandropol'dür. babası rum, annesi ise ermeni'dir. evde ermenice konuşulsa da, rumca, türkçe ve yerel lehçeleri de öğrenmiştir. ikisi erkek, dördü kız altı çocuğun en büyüğüdür.

zen felsefesi, geçmiş ve geleceği uçuşan yanılsamalar olarak görür. sonsuz gerçekliğe sahip tek şey, şimdidir.

"bir şey yaparken bunu bütün benliğinizle yapın. her seferinde tek bir şey. şimdi, burada oturup yemek yiyorum. benim için bu yemek ve bu masa dışında dünyada hiçbir şey yok. böyle yapmalı insan. her şeyde. her an sadece bir şey yapabiliyor olmak. bu, insanın, tırnak işareti içinde yaşamayan insanın vasfıdır."

üstün bir zekaya sahip olan gurdjieff yunanca, ermenice ve rusça kitaplar okumuş, "hayatın anlamı"nı araştırmıştır. kararsız kaldığı bir dönemin ardından, evrenin yaratılışı üzerine yeni bir öğreti ile ortaya çıkması açısından diğer gurulara benzerlik göstermektedir. yirmi yıl kadar süren ve onu gerçeğin arayışına sürükleyen zihin karışıklığının neden bu kadar aşırı olduğu ise meçhuldür.

gurdjieff'in fiziksel ve maddi olarak hayatta kalma kapasitesi dikkate değerdir. halı ve antika satmış, bozuk dikiş makineleri tamiratı yapmış, eski korseleri alıp bunları son modaya uygun hale getirip satmış, yağ ve balık ticareti ile uğraşmış ve ilaç bağımlılarını hipnozla iyileştirdiğini ileri sürmüştür. kendi ifadesine göre, iyileştirmedeki başarısı benzersizdir. asla yapay bir alçakgönüllülük sergilememiştir.

"yapabilmek demek, bilinçli ve kendi isteği doğrultusunda davranabilmek demektir." 

gurdjieff'e göre insanlık, kendi arzularını tatmin etme peşinde koşarken, varoluşunun asıl nedeni olan anlamı unutmuştur. pek çok insanın uykuda olduğu ve davranışlarını kendi bilinçli istekleri ile yönlendirmek yerine otomatikleştiği kanısındadır. 

en temel savı, kişinin kendisini ve dolayısıyla ne olacağını bilmediğiydi. modern uygarlığın, kişiliğin üç ayrı merkez tarafından yönetildiğine inandığı fiziksel, duygusal ve zihinsel yönlerinin iş birliğini zorlaştırdığını iddia ediyordu. insanlığın çoğunluğunun "uykuda" olduğunu ve dış güçlere karşı bir makine gibi tepki verdiğini ileri sürüyordu. öğretisi, seçilmiş müritlerini, daha üst bilinç düzeyine taşımak ve yeni bir gerçeklik algısı sunarak onları uyandırmak üzerine tasarlanmıştı.

"modern insan uykuda doğar, uykuda yaşar, uykuda ölür. uyuyan birinin nasıl bilgisi olabilir? eğer bir kişi gerçekten bilgi istiyorsa, her şeyden önce varlığını nasıl değiştirebileceğini ve nasıl uyanacağını düşünmelidir."