1.4.13

devrim

tahsin yücel

devrim, insanlık tarihinin henüz doğmamış güneşidir.

komünistler insanların zararına değil, yararına çalışmışlardır her zaman, her zaman da çalışacaklardır.

"bilinç olmayan yerde devrim olmaz."

devrimcilik kafa işidir. devrimci kuramı anlamak için tarih, ekonomi, felsefe, sosyoloji; hatta matematik bilmek gerekir; devrim hepimizi ilgilendirir; çünkü devrim hepimizin kurtuluşu demektir.

devrimcidir, bir kavganın adsız neferidir; ölen babasından ileri, doğacak çocuğundan geridir.

böyle pek geç sayılmayacak bir saatte sokaklarda kendisinden ve köpeklerden başka kimse bulunmamasını, burjuvazinin, belki de başlarına geleceklerden korkarak, erkenden inlerine çekilmelerini devrim açısından umut verici ama insanlık açısından yüz kızartıcı buldu. kendisi hep dışarıda, alabildiğine devingen bir yaşam sürermiş gibi, "böyledir bunlar" diye mırıldandı, "hep köşelerine çekilirler. her şeyden korkarlar, ödleri kopar. bunun için, yeryüzünde bugüne dek faşizmin kol gezmiş olmasına şaşmamak gerekir: burjuva eşittir bencillik, bencillik eşittir faşizm."

o yaman devrimciler, o mangalda kül bırakmayan kuramcılar en güzel arabalara binip gittiler. çokları yeni efendilere bağlandı, bağlanmayanları da öldü ya da içerde. türk proletaryasının o yiğit insanları ise almanya'da, hollanda'da, belçika'da, fransa'da sokakları süpürüyorlar; o güzel arabalara binip buraya geldikleri zaman da patron ayaklarına yatıyorlar. burada kalanlar, yani gerçek türk proleterleri ise, kendilerine proleter demeye kalkarsan, "sen soylu türk işçisine nasıl proleter dersin?" diye üstüne yürürler, belki de mahkemelerde süründürürler seni.