31.3.13

uzun lafın kısası

mihail bakunin: en küçük, en zararsız devlet bile düşlerinde suçludur.

albert camus: çocuklara işkence yapılan bu dünyayı sevmeyi ölünceye kadar reddedeceğim.

anton çehov: doktorlarla avukatlar birbirlerinin tıpkısıdır. aralarında sadece bir tek fark var: avukatlar soyarlar; doktorlarsa hem soyar hem de öldürürler.

d.h. lawrence: çoğu kadın hiç sevmez, sevmeye hiç başlamaz. sevmenin ne demek olduğunu bile bilmez. erkekler de öyle.

buket uzuner: hayatta en büyük mucize, küçükken iyi bir öğretmene rastlamaktır.

fernando pessoa: kölelik bu hayatın yasasıdır. isyan etmenin de kaçmanın da mümkün olmadığı, kayıtsız şartsız boyun eğilen yasa budur. kimileri köle doğar, kimileri sonradan olur, kimileri ise köleleştirilir.

john fowles: çatıdan kopup kafana düşse bile gerçek umutsuzluğun ne olduğunu anlayamazsın.

latife tekin: zihnimizdeki ağırlıklarından kurtulup eşyalardan soğuyalım. bir tekine bile sahip olmak için istek duymaya değmez.

paul klee: umarım amacıma çok çabuk ulaşmam; çünkü amaca ulaşmak kadar eleştirel bir şey yoktur.

saul bellow: radyasyondan çok, birbirlerinin kalplerini kırmaktan ölüyor insanlar.

thomas jefferson: basılı herhangi bir eser hakkında ceza kovuşturması açılabileceğini düşünmek bile tüylerimi diken diken etmeye yetiyor.

henry miller: parasızım, çaresizim, umutsuzum. dünyanın en mutlu adamıyım.