11.3.13

iktidar

juli zeh

iyi bir vatandaş sürüyle birlikte yürüyen koyun değildir. iyi bir vatandaş krizler ve kuşkular yaşar, ardından da ortak davayı daha da çok savunur.

salt 'burada olmak' anlamına geldiğinde varoluş gerçek insana yetmez. insan varoluşunu yaşamalıdır. acıyla. vecd ile. başarısızlıkla. yüksekten uçarak. kendi varoluşu üzerinde eksiksiz bir güçle dolduğunu hissederek. kendi hayatı ve kendi ölümü üzerinde. aşk budur işte.

iki tür olay vardır: iyi, yani insanı geliştiren ve kötü, insanı engelleyen. her şey hayata birinci kategoriden mümkün olduğunca çok ve ikinci kategoriden de mümkün olduğunca az malzeme katmakla ilgili.

özgürlük savaşçısına nefret ettiği sistemin içinde iktidar ve itibar verin, hemen sus pus olur, sadakatle masum masum çalışmaya başlar. peki, bu, insanlar hakkında ne öğretir bize? kendi izzetinefislerini tatmin etmeye hizmet edecekse, bir sistemin yerine öbürünü koymaktan çekinmezler.

taraf olmayan bertaraf olur. bertaraf olanlar da tehlikeyle yaşar. iktidar zaman zaman gücünü kanıtlayabilmek için ders vereceği birilerine ihtiyaç duyar. özellikle de ülkede inanç sarsıldığında. bertaraf olanlar bunun için biçilmiş kaftandır; çünkü ne istediklerini bilmezler. daldan düştü düşecek meyve gibidirler.

şehrin çatıları üzerinde bir çatı katı ve acıya karşı özel bir yeteneği olan bir kadınım. dört haftadır evden çıkmadım. hakkımda bilinebilecekler bu kadar işte. bakışımı kendi içime yöneltip içeride bir şeyler kıpırdıyor mu, kişiliğimin varlığını açığa vuran hafif bir çıtırtı veya fısıltı var mı diye kulak kabarttığımda, hiçbir şey duyamıyorum. tekrarlana tekrarlana anlamını yitiren bir kelimeyim. hiç kimse yaşadıklarımı anlayamaz. ben bile anlayamam. bir köpek olsaydım, yaklaşmayayım diye kendime havlardım.