18.10.12

susanlar

bilge karasu

ölüm her yerde
istediğin yerde bulamazsın yalnız

bir gün çocukluk resmini çıkardın bir kitabının içinden; kokulu, kırışmış. aldım. konuştuk. o zaman, nihayet çözülebilen iplerini gerisinde sürüyerek açılan bir sal gibi, arzuyu attığımı duydum. gecesi, bir elektrik feneri altında, gözüne kaçan bir kirpikle uğraştım. başını, öylece durgun ve boş, önüme uzatan ikinci çocuk oluyordun. kirpiği çıkardıktan sonra bir an bakmıştım kapalı gözlerine. başlarımızın arasından rüzgar güç süzülecek oldu. nefeslerimiz, nefesimiz ondan kuvvetli idi. açılan gözlerinde iki yumuşak fener gördüm. karanlıkta güneş titredi; deniz, sayısız hayvan yıllarının sesiyle uğuldadı. uzaklaştın. ayrıldık. yürüdün ışığın altından. ardında asfalt, ışıkla beraber eriyordu adımlarının içinden, sessizlikte.

esirgeme benden gözlerini
derin denizlere bakan

ben köpek seven insandan korkarım. ya zayıf olduğu için kötülük edebilir ya da kötü olduğu için köpeklerin dostluğunu arar. köpek de güzel hayvandır, sevimli bile olabilir; köpek, orta yaşa değin sevilebilir ama ömrünü bir köpeğe bağlayan insan, bir köpeği yanı başında tutarak yaşlanan insan kuşku uyandırır bende. kedileri, sokak kedilerini, uyuz kedileri besleyen bir deli meryem, herhangi bir köpekseverden daha soyludur.

senin yenemeyeceğin, benim yenemeyeceğim
yenemeyeceğimiz bir uzaklık vardı
bir tek onun yılgısı vardı içimizde
inanmıyordun, inanmıyordum
inanmıyorduk gidebileceğime
durup durup gitmeliyim dediğin halde gitmemenin
erinci içinde geçirdiklerimizin
uzamasını istediğini bildiğim halde
gitmenden en çok korkan ben olduğum halde
gitmek benim yazgımda varsa inanmak istemesek de
çöle çıkmam gerekiyorsa
ben gitmemek için elimden geleni yaparken
gitmemi düşünüp tedirgin oluyor
bana gitme diyemiyorsan
senden beklediğimi bildiğin halde kendime yenilmem için
bir tek sözünün yeteceğini bildiğin halde
ölüme katlanmaktan başka bir yol bulamıyorsan
ölüm içinde gitmeliyim
seni mutluluktan daha büyük bir yükün
altında bırakmamak için

sartre: cehennem başkalarıdır.
eliot: cehennem başkaları değil, cehennem biziz, cehennem bizim içimizdedir.

arada korktuğumu söylüyorum ya
anlık korkularımın seni görmezliğindeki halinin hakkını vermek için
yoksa seni gören gözümde korku mu kalır benim

okumadığım her kitap yenidir benim için, yazılışı üzerinden 3000 yıl geçmiş de olsa.

okurluk, yazarın emeğine kendi emeğimizi katmaktır.

ne güzeldin giderken kanım can parçam benim
içimdeki kuş tünek değiştirdi
yüreği durmadan dönecek misin?

mallarmé: yarım kalmış her şeyi öyleyse yakın.