1.10.12

din

diogenes: denizcilere, bilim adamlarına ve filozoflara baktığımda, insan bana tüm varlıkların en akıllısıymış gibi görünüyor. rahiplere ve peygamberlere baktığımda ise insandan daha aşağılık bir varlık göremiyorum.

john william draper: bilim tarihi sadece bağımsız keşiflerin kayıtlarından ibaret değildir. birbiriyle rekabet halindeki iki gücün savaşının hikayesidir. bir yanda insanın sınırsız zekası, diğer yanda ise geleneksel inançların ve insan çıkarlarının baskısı yer alır.

ann druyan: bilime karşı olan bu düşmanlığın kökleri çok derine iner. onun izlerine yaratılış'ta rastlarız. insanlar soru sordukları için, bilgi ağacının meyvesinin tadına baktıkları için ölüme mahkum edilmiş ve sonsuza dek lanetlenmişlerdir. cennet daha çok 24 saat gözetim altındaki üst düzey güvenlikli bir hapishaneyi andırmaktadır. korkunç bir yerdir.

albert einstein: benim dini inançlarım hakkında okuduklarınız, tabii ki bir yalandır, sistematik olarak tekrar edilen bir yalan. kişisel özelliklere sahip bir tanrı'ya inanmıyorum ve bunu hiç reddetmedim, aksine açıkça belirttim. eğer içimde dini olarak adlandırılabilecek bir duygu varsa o da dünyanın bu güne kadar bilim sayesinde ortaya çıkan yapısına duyduğum sonsuz hayranlıktır.

emma goldman: insan zihni doğal olguları anlamayı öğrendikçe ve bilim insanlık ve sosyal olaylar arasında giderek daha fazla ilişki kurdukça, tanrı fikri giderek daha niteliksiz ve bulanık bir hal almaya başlamıştır. günümüzde, tanrı insanların kaderini eskiden olduğu gibi demir eliyle yönetmeyi bırakmıştır. tanrı fikri insanlığın zayıflıklarının gölgesinde gizlenen heves ve hayallerini manevi açıdan uyarmaya da son vermiştir.