8.10.12

bir kez daha

aslı erdoğan

"usta, öğrencinin başını uzun zaman suyun altında tutar; yavaş yavaş su kabarcıkları seyrekleşir, son anda usta öğrenciyi çıkarıp yeniden canlandırır. 'gerçeği, havayı istediğin gibi istediğin zaman, evet, işte o zaman bileceksin onun ne olduğunu.'"

dünyayla savaşa kalkışacaksan, onun tarafını tutmalısın, kendini değil.

yaşama sanatı, yalanlarla yetinme sanatıdır.

"balıklar deniz olmak ister; ondandır her oltaya yem olmaları."

"aşk, dinlerin en ucuzudur." (cesare pavese)

içimizdekini barındıracak derinlikte hiçbir şey yoktur gerçeklik okyanusunda.

tanıklık dünyayı yeniden biçimlendirmez; hiçbir metafor bir ölüyü diriltemez.

walter benjamin: aşk, çoğu kişi için ebedi bir yuvadır; kimisi içinse ebedi bir yolculuk.

insan, kendisiyle baş başa kaldığında, uçurumlarıyla da baş başa kalır.

ne yazık ki, klişelere karşı çıkışlar bile kendine ayrılan raflara yerleştirilmiş, klişeleşmiş. neye, ne şekilde, ne kadar muhalif olacağınız, neye el sürüp neye diş geçirebileceğiniz.. o altın diliniz, ne denli altın, ne denli sivri olursa olsun, hangi tanrılara tapıp hangi şeytanları lanetleyeceğini iyi biliyorsa, -isterse bir tek kendi "cemaatimizinkiler" olsun- uslu çocukluktan kurtulamazsınız.

william blake: algının kapıları temizlenirse, insana her şey olduğu gibi görünür: sonsuz.

pazar günleri çarçur edilmek içindir; çünkü ancak böyle aslında diğer günlerimizi çarçur ettiğimizi unutabiliriz.