2.8.12

don

thomas bernhard

yaşam, insanın ne yaparsa yapsın ve kim olursa olsun yitirdiği bir davadır.

her çocukluk aynıdır. yalnızca birisi sıradan, diğeri yumuşak, bir başkası da şeytani bir ışık altında görünür.

cinselliktir her şeyi öldüren. cinsellik, doğası gereği öldüren hastalık. er ya da geç en derin içtenliği mahveder. birinden diğerine dönüşmeye yol açar; iyiden kötüye, buradan oraya, yukarıdan aşağıya. allahsızdır; çünkü yıkım herkesin karşısına çıkar. ahlaklı olan sonra ahlaksız olur, gelmiş geçmiş bütün yok olmuşların bir modeli. doğanın çift dilliliği, denilebilir.

anlaşılmış olmak ve anlaşılmak istemek bir aldatmacadır. kuşaklar boyunca süregelen yanılgılara dayanır.

çabalama, hayal kırıklığının üstünde yükselir.

insanların yediği her şey ceset parçalarıdır.

insanlar, yalnız değillermiş gibi yapıyorlar; çünkü her zaman yalnızlar.

hayalgücü bir düzensizlik anlatımıdır. düzenlilikte hayalgücü mümkün değildir; düzen hayalgücüne tahammül etmez, hayalgücü diye bir şey tanımaz.

insan topluluklarından her zaman nefret etmişimdir.

politik olan, insanın öyküsünde biricik ilginç olandır. herkese zihin için bir içerik verir.

gerçekliğin asla bir duygudaşlığı yoktur.

insanın kendisi suçludur. insan, suçu kendisinde olan şeyden ötürü acı çeker. buna bir son verebilir. insan son vermez; acı çekmesi gerekir. korkunç acı çeker. acılar son vererek kesilirler.

doğa zaman zaman, nasıl bir araya geldiklerini, aniden birbirlerine ait olduklarını bilemeyen iki insan arasında güçlerini ölçmekten başka bir şey istemez; apansız, hava koşullarının uygun kıldığı kaba bir şiddettir bu; kendi amaçları uğruna aklı ve maneviyatı ve bütün düşünceleri devredışı bırakan. çoğu kez yalnızca hayvanca bir keskin görüşlülüktür, iğne gibi batan.

öğretmenler bana her zaman "hazırol"un ve donuna kadar disiplin altına alınmış bir aptallığın timsali olarak görünmüşlerdir. üstelik bir de büyük iddiaları olan, kamuya zararlı bir gülünçlüğün timsali. çünkü öğretmenlerin, öteki bütün iddiaların ötesinde büyük iddiaları vardır. öğretmen bütün bir kuşağın sözcüsüdür.

oyuncuların çoğu, seyircilerin ne kadar aptal olduğunu fark etmeyecek kadar aptaldır. çünkü genelde oyuncular seyircilerden daha aptaldır; ama seyirci her zaman sonsuz derecede aptaldır.

insanları hesaba katmak hatadır. herhangi bir insanı hesaba katmak büyük bir hatadır.

hastalıklara ilişkin bilim, bütün bilimlerin en şiirsel olanıdır.

değer değersizliktir; değersizliğin felaketi kendi dünyamızın ve kendi dünyamızdan kopmuş dünyanın değersizliğidir.