8.8.12

akıl hastalarının iç dünyası

bert kaplan

dostoyevski: fazla bilinçli olmak bir hastalıktır.

bert kaplan: yanılsamaların, hayallerin dehşeti ve azameti, ki bunlar deliliğin en belirgin unsurlarıdır, yalnızca bir deli veya deliliğe yatkın bir ruh tarafından anlaşılabilir.

lara jefferson: delilik kanser gibidir; hastanın iyileşmesi için zamanında tedavi edilmesi gerekir.

l. percy king: bu noktada delilik hakkında birkaç şey söylemek isterdim. önce size deliliğin orijinal, yasal tanımını yapayım: "deli, doğru ile yanlış arasındaki farkı göremeyen kişidir." bunu dikkatle not edin, bir insanın deli olup olmadığı yalnızca doğru ve yanlışı bilmesine dayanıyor.

norma macdonald: bir bulutun rüzgarlı gökyüzünde şekil değiştirdiği gibi, zihin de gerçekten çok çabuk değişir; aradığı tek gerçek, acı veren ve temel bir gerçek olmadığı gerçeğidir.

lara jefferson: kaçınılmazdan kaçmaya çalışmak anlamsız bir çabadır.

bert kaplan: insanın gerçek olmadığını ve bütün davranışlarının, duygularının sahte ve düzmece olduğunu hissetmesi, akıl hastalığının korkutucu bir yönüdür.

"insanın içindeki şeyleri tanımaması korkunç bir şeydir."

lara jefferson: hiçbir şeyin ondan korktuğumuz, ürktüğümüz ve beklediğimiz zamanki kadar müthiş olmadığını, bu gerçek başımıza geldiğinde anlarız.

"duygularınızın sizi öldürmemesi için duygusal olarak ölmeniz gerekir."

john perceval: delilik bir anlayış kargaşasıdır ama aynı zamanda akli melekelerin doğal, belki de hatalı yargıların kontrolünden uzak durmalarıdır. delilik, sarhoşluk gibidir; yalnız daha kötüdür ve daha uzun sürelidir.

norma macdonald: ya salıncaktan düşersem ne olacak? önemli değil. boşlukta oyun oynuyorum. bak, akıl kendi denetimiyle hareket edebiliyor. dengeyi tekrar bul. ayaklarını yerde ve başını bulutlarda tutan o hassas psikolojik dengeye yeniden kavuş. bir şizofren ancak böyle yaşar.

lara jefferson: yaşam herkes için bireyseldir. deli olan birisi içinse çıplak ve yalnız bir şeydir.

mary maclane: kötülük, insanın sıkıcılığı ve hiçliği içinde boğabileceği derin, siyah bir havuzdur.

tolstoy: yaşam bizi zehirlediği sürece yaşamak mümkündür; yeniden ayıldığımız, kendimize geldiğimiz zaman da bütün bir yaşamın bir yanılgı, bir kuruntu olduğunu görürüz. bu hem saçma hem de zalimce bir şeydir.

"bir kere sevildiyseniz bunu hiç unutmazsınız."

john custance: cinsel dürtüler günahkar değildirler; hatta aslında yaşamın kutsal kaynağıdırlar.

william james: bildiğimizin aksine gerçekler, 39 veya 40 derecelerde belki de normal vücut ısısı olan 36 veya 37 dereceden çok daha kolay filizlenirler.

mary maclane: dünyada hiçbir şey, genç ve yapayalnız bir kadın kadar çok acı çekemez.