1.7.12

uyarı

julian barnes

anne ve babalarınız sizi doğru şeyler konusunda hiçbir zaman uyarmazlar, öyle değil mi? ya da belki de sizi sadece o anlık, yerel şeyler konusunda uyarırlar. sağ orta parmağınızın eklem yerine bandaj yapıp enfeksiyon tehlikesine karşı uyarırlar. dişçi konusunda açıklama yapıp ağrının sonradan nasıl geçeceğini söylerler. size karayolları kurallarını öğretirler ya da en azından genç yayalara uygulandığı şekilde öğretirler.

erkek kardeşimle ben bir keresinde bir yolun karşısına geçmek üzereydik ki, babamızın kararlı sesiyle "refüjde bekleyin" diye talimat verdiğini duyduk. dilin primitif bir düzeyde kavranışının onun olanakları konusunda bir çeşit baş dönmesiyle kesiştiği bir yaştaydık. birbirimize baktık, "refüjde bekleyin" diye bağırdık ve sonra da oracıkta yolun kenarına çömeldik. babam ortadaki kaldırımda çömelmemizin çok budalaca olduğunu düşündü, hiç kuşkusuz şimdiden bu şakanın etkisini daha ne kadar sürdüreceğini hesap ediyordu.

doğa bizi uyardı, anne ve babalarımız bizi uyardı. parmak eklemlerinin kabuk bağlaması ve trafik meselelerini anladık. gevşek bir merdiven halısına dikkat etmemiz gerektiğini öğrendik; çünkü büyükannemizin merdiveninin pirinç demirlerinden biri yıllık temizlik için yerinden çıkarılıp da doğru dürüst yerleştirilmediğinden kadıncağız bir seferinde az daha tepetaklak aşağı yuvarlanıyordu.

ince buzları, don ısırmasını ve kartoplarının içine çakıl taşları, hatta bazen jilet koyan kötü çocukları öğrendik; gerçi bu uyarıların hiçbiri de olaylar tarafından doğrulanmadı. ısırganları ve devedikenlerini de, zararsız bir madde gibi gözüken otun insanın derisinde zımpara kağıdı gibi ani bir yanma yaratabileceğini de öğrendik. bıçaklar ve makaslar konusunda ve bağlanmamış ayakkabı bağcıklarının tehlikeleri konusunda uyarıldık. bizleri kandırarak arabalara ve kamyonlara sokmaya çalışabilecek garip adamlar konusunda uyarıldık; gerçi o "garip" sözcüğünün "tuhaf, kambur, salyaları akan, guatrlı" anlamına gelmediğini, sadece "bizim için bilinmeyen" anlamına geldiğini keşfetmemiz yıllarımızı aldı.

kötü oğlanlar ve daha sonra da kötü kızlar konusunda uyarıldık. mahcup bir fen dersleri hocası bizi zührevi hastalıklara karşı uyardı ve yanıltıcı olarak bu hastalıklara "gelişigüzel cinsel ilişkinin" neden olduğu bilgisini verdi. oburluk, tembellik ve okuldaki derslerimizi asmak konusunda uyarıldık, cimrilik, açgözlülük ve ailemizi hayal kırıklığına uğratma konusunda uyarıldık, kıskançlık, öfke ve ülkemizi hayal kırıklığına uğratmak konusunda uyarıldık.

gelgelelim kalp kırıklıkları konusunda hiç uyarılmadık.