16.2.12

tanrı gelini sibyl

par lagerkvist

nehirler kolay bağışlamazlar, herkes bilir bunu.

tanrı amansızdır. iyidir diyenler onu tanımayanlardır. en insansal olmayan şeydir o. vahşidir, yıldırım gibi hesaba kitaba gelmez. kimsenin, içinde yıldırım var mı yok mu bilmediği bir buluttan çıkan yıldırım gibi. apansız vurur, apansız vurur insana; tüm zulmünü ortaya çıkararak. ya da aşkını. zalim aşkını. her şey gelebilir ondan. herhangi bir zamanda, herhangi bir şeyde gösterir kendini.

evet, tanrı anlaşılmaz, zalim ve korkunçtur. tanrı kötüdür. kalpsiz ve uğursuz. ondan başkasını sevmeye kalkan herkese karşı öçle dolu. "başını evime dayama" demeye cesaret edene karşı. zalim ve amansız. insanları hiç düşünmez; yalnız kendini düşünür. ve hiç bağışlamaz, hiç unutmaz.

çocuklar sevgiyle sarılı olsalar da yalnızdırlar; kimse fark etmez bu yalnızlığı.

işte biz böyleyizdir; doğru diye bellediğimiz bilgileri en az inandığımız kimselerden toplar ve yürekten tiksindiğimiz kimselerin bizi yönetmelerine bilmeden boyun eğeriz.

insan gerçekten bıraktı mıydı, ona çocukluk dünyası kadar yabancı hiçbir şey olamaz.

kötülük, aşk gibi, pek az sözcük gerektirir.

insanın kaderi vardır; ama bir tane. tamamlanınca hiçbir şey kalmıyor. yalnızca tanrılardır birçok kaderi olan ve ölümü gereksemeyen. onlar her şeyle doludur ve her şeyi denemişlerdir. her şeyi.. insan mutluluğundan başka. yalnız onu bilemezler ve bu yüzden de insanlara çok görürler mutluluğu. insanların mutlu olmaya kalkmaları ve bu dünyasal mutluluk uğruna onları unutmalarıdır tanrıları bunca zalim, bunca kötü kılan; başka bir şey değil. bundan ötürü de alıyorlar işte öçlerini. ve ağaçlarının bir dalını da sıkıştırıveriyorlar kurbanlarının eline.