9.1.12

hakimiyet ve uşaklık

jose ortega y gasset

her yaşamsal davranış ya bir hakimiyet hareketidir ya da bir uşaklık davranışı. üçüncü bir olasılık yoktur. ikisinin ortasında kalıyor gibi görünen savaş eylemi, aslında o iki hareketten birisine girer. saldırı savaşı zafere olan güvenden doğar ve hakimiyete yöneliktir. savunma savaşı genellikle korku taktiklerinden yararlanır; çünkü saldırıya uğrayan kişi ruhunun derininde ona saldıranı kendinden üstün görmektedir. iki davranış biçiminin birinde ya da öbüründe o nedenle karar kılınır.

uşakça davranış, varlık kendi kendine odaklanmış olmadığı, kendi değerine güvenmediği ve her an kendini başkalarıyla kıyaslar durumda olduğu için o niteliği taşır. şu ya da bu biçimde başkalarına ihtiyacı olmadığı zaman sakinleşmek için takdirlerine ihtiyacı vardır. bu yüzden hep başkalarına odaklı bir davranıştır. hizmet etmek, yaşamımızı yalnızca başka biri beğensin ya da yararlansın diye yapılan hareketlerle doldurmaktır. o başka kişinin açısından bakıldığında anlam kazanır; bizim yaşamımız açısından bakıldığında değil. ilke olarak uşaklık budur; kendi açısından değil, başkasının açısından yaşamak.

buna karşılık hakimiyet tarzı zafer içermez. o nedenle, savunanın tam bir yenilgisiyle sonuçlanan kimi savunma savaşı durumlarında en katkısız halinde ortaya çıkar. numancia bunun ibret verici örneğidir. numancialıların kendilerine sarsılmaz bir güvenleri vardı. roma'ya karşı çarpışmaları saldırı olarak başlamıştı. düşmanı küçümsüyorlardı, nitekim roma'yı defalarca yendiler. iber yarımadasını işgale gelen romalılara karşı umutsuzca bir direnişle geçen 13 aylık bir kuşatmanın ardından çaresiz kalan numancialılar, teslim olmaktansa kentlerini ateşe vererek içinde ölmeyi yeğlemişlerdi. düşman kuvvetlerinin maddi üstünlüğü egemen ruhlu halkı yok olup gitmeyi tercihe sürükledi. çünkü yalnızca kendine odaklı yaşamayı biliyordu ve yazgısının ona sunduğu yeni yaşam biçimini -uşaklığı- aklı almıyordu; bu ona doğrudan doğruya hayatı reddetmek gibi geldi: dolayısıyla ölümdü.