6.11.11

söz açınca

sait faik abasıyanık


fırtınaları ayağınıza
meltemleri saçınıza yollayacağım
yakamozlar tırmanacak göğsünüze
martılara söyleyeceğim gelsinler
sivriada'nın boz tavşanları
kulağınıza fısıldayacak
sandalsız balıkçılar da gelecek
ay ışığını
martının sırtından alıp
akşamüstlerini
kordela balıklarından
karabataklardan karanlığı
ben alıp getirsem
nisan yağmurları yağmış levend'e
onlar tanıklık etsinler olmazsa
nisan yağmurları tane tane
benden yana konuşacaklar bakın
cümle balıklar
karidesler, pavuryalar, böcekler
ıstakozlar

akdeniz adalarına haber yolladım
sardunya adası benden yana çıkacak
yırtık yelkenler benden yana
benden yana boyası dökülmüş sandallar
medarı maişet, şimşiri hücum, maksut kaptan
ceylanı bahri, denizkızı, bereket motorları benden yana

ama ben, yine de tavşanları
sivriada'nın boz renkli tavşanlarını
kimselere değişmem
onları göndereceğim kulağınıza
fısıldamaya
meremet yapan ermeni kadınları var kumkapı'da
arslan gibi kadınlar
memelerinden sert balıkçılar süt emmiş
ak düşmüş saçlarına erkek yürekleri açılmış
meremet yapan kadınlar
onlara da açtım bu sevdadan
hepsi
marmara
o canım su
sivriada
o yalnızlık, kimsesizlik, balıkçının hürriyet heykeli
dülger balığı
o canavar görünüşlü
uysal balık
o sandallar, o tavşanlar, o motorlar
hepsi hepsi gelecekler
deniz diplerinden yakamozlar
dikenleri batan süngerler
hepsi hepsi gelecekler
benim için konuşmaya, dinlersen
onlara da açtım bu sevdadan