27.11.11

aşk

paulo coelho

aşk evcilleşmemiş bir güçtür. onu kontrol etmeye çalıştığımızda bizi yok eder. onu hapsetmeye çalıştığımızda o bizi esir alır. onu anlamak için çabaladığımızda kendimizi kaybolmuş ve şaşkına dönmüş hissetmemizi sağlar.

ömrüm boyunca, aşkı kabul edilmiş bir tür kölelik olarak anladım. bu bir yalan. özgürlük, ancak aşk olduğunda var. kendini kayıtsız şartsız teslim eden, kendini özgür hisseden, sınırsızca sever. ve sınırsızca seven, kendini özgür hisseder.

insanoğlunun amacı mutlak aşkı anlamaktır. aşk başkasında değil, kendimizdedir; onu biz uyandırırız. ama uyanması için bir başkasına ihtiyaç duyarız. evren, sadece heyecanlarımızı paylaşacak biri olduğunda anlam kazanır.

en güçlü aşk, kendindeki kırılganlığı ortaya koyabilendir. her ne olursa olsun, eğer aşkım gerçekse -ve yalnızca kendini oyalamanın, aldatmanın, zaman geçirmenin bir yolu değilse- özgürlük kıskançlığı ve doğurduğu acıyı yenecektir.

aşk söz konusu olduğunda iyi ya da kötü yoktur, yapma veya yıkma da yoktur; sadece hareket vardır. ve aşk doğanın yasalarını değiştirir. çelişki varsa aşk güçlenerek büyür. meydan okuma ve değişim söz konusu olduğunda aşk korunur.

mutluluğun aşk olduğunu söylüyorlar. oysa aşk mutluluk getirmez, hiçbir zaman da getirmemiştir. tam tersine, sürekli bir kaygı durumudur aşk, bir savaş meydanıdır; kendi kendimize sürekli olacak acaba doğru mu yapıyorum diye sorduğumuz uykusuz gecelerdir. gerçek aşk, vecd ile ıstıraptan oluşur.

yeni aşkların eski tecrübelerle kesinlikle hiçbir ilgisi yoktur. aşk her seferinde yepyenidir.

sevgi istenemez; çünkü başlı başına bir amaçtır. sevgi ihanet edemez; çünkü sahip olmayla hiçbir ilgisi yoktur. sevgi hapsedilemez; çünkü bir ırmaktır. sevgi taşar, sel olur. onu hapsetmeye kalkan, onu besleyen pınarın önünü keser; bir yere kapatılan su ise durgunlaşır, bozulur ve kokar. 

insan sevgiyi ya hisseder ya da hissetmez, bu dünyada onu sana hissettirecek bir güç yoktur.

sevgiye tümüyle teslim olmak, kendi rahatımız ve karar verme yeteneğimiz de dahil her şeyden vazgeçmek demektir. sözcüğün en derin anlamında sevmek demektir bu. sevgi gelir, yerleşir ve her şeyi yönetmeye başlar. bu sudan bir kez içen, susuzluğunu başka pınarlarda dindiremez.