22.10.11

din ile bilim

bertrand russell

hiçbir gerçek üstünlük zorla, temelsiz inançlara bağlanamaz; temelsiz olan tanrıbilimsel inançların, yalnız dinsel görüşün iyi yönleri uğruna benimsenmeleri saçmalıktır.

hiçbir zaman iki insan bir şeyi aynı biçimde algılayamaz; çünkü görüş açılarındaki ayrılıktan dolayı başka başka şeyler görürler.

göklü bir hükümdara beslenen inancın yeryüzü hükümdarlarına da saygı uyandıracağına inanan napoleon, laplace'ın büyük yapıtı celestial mechanics'te tanrı adının neden hiç anılmadığını sorunca, büyük gökbilimci, "efendimiz, o varsayımla işim yok benim." diye karşılık vermişti.

dünya'nın döndüğünü söyleyen ilk gökbilimcinin, m.ö. 3. yüzyılda yaşamış olan sisamlı aristarkhos olduğu kesinlikle bilinmektedir. aristarkhos birçok yönleriyle ilgiye değer biriydi. güneş ile ay'ın dünya'ya olan değişken uzaklıklarını bulmak için ileri sürdüğü yöntem, gözlem yanlışları yüzünden gerçekten çok uzak sonuçlar vermişse de, kuramsal bakımdan doğru bir yöntemdir. tıpkı galilei gibi o da dinsizlikle suçlanmış, stoacılardan kleanthes tarafından ihbar edilmiş; ama gericilerin hükümetlere etki edemedikleri bir çağda yaşamış olmasından dolayı hiçbir dokunca görmemiştir.

tanrıbilimin kötü yanı, yıkıcı eğilimler yaratmak değil, kadınların ve erkeklerin acı çekmesinden haz duyulmasına yönelik davranışlara yüksek bir töre süsü vermek, bilgisiz, barbar çağlardan kalma alışkanlıklara açıkça kutsal bir özellik tanımak olmuştur. 

"alışkanlıkla hep tanrı'ya yakıştırdığımız dar sınırlı ahlak ilkelerimiz yüzünden kötülük sorununu büyütüyoruz. tanrı'nın ahlaklı bir varlık olduğunu söyleyen kuramın bir dayanağı yoktur; yasalarından, yaptığı işlerden kesinlikle anladığımıza göre ahlaklı değildir tanrı." (başpapaz inge)

dost ya da düşman, gizli bir insandışı gücün varlığı yolundaki inanç, uygar toplumlardan daha çok ilkellerde büyük önem taşır. gerçekte, din bu duygunun özdeşi ise, insan gelişmesindeki her adım, dinde bir gerilemeyi gerektirmiştir.

ben, gerçeğe ulaşma konusunda bilimden başka hiçbir yönteme inanmıyorum; ama duygular alanında, dinin ortaya çıkmasına önayak olmuş yaşantıların değerini de tanımıyor değilim. yanlış inançlarla birleşerek bu yaşantılar, birçok iyi sonuç yanında birçok kötülüğe de yol açmışlardır.