13.9.11

şairlik serüveni

orhan kemal

"ilk şiirim, kayseri 19. piyade alay hapishanesindeyken, reşat kemal imzasıyla yedigün'de, 1939'da çıktı."

orhan kemal sanat serüvenine şiirle başlamıştır. 1939 yılında şiirleri dergilerde yayımlanmıştır. şiir yazmaya daha sonraki yıllarda da devam etmiştir. ancak 1940 yılında, bursa cezaevi'nde nazım hikmet'le tanıştıktan sonra durum değişecektir:

ilk dörtlük henüz bitmemişti:

"yeter kardeşim, yeter. bir başkası lütfen."

halbuki en güvendiklerimden biriydi. içimde bir şeyler yıkıldı.

bir başkası. ilk, ikinci, üçüncü mısranın yarısı.

"berbat!"

kanım tepeme çıktı, başım döndü, ufaldım.

tekrar bir başkası.

"rezalet!"

gözlerim kızardı. kızdım mı?

üçüncü şiirim ve ilk iki mısra.

"peki kardeşim."

bütün kanım tepemden ayaklarıma iniyor ve bir kağıt tomarından ibaret "şiirlerim" elimden desteyle düşüyor; artık okumuyorum.

her gün, yedi sekiz saat, bazen daha çok ders çalışıyordum. "onunkiler gibi" şiirler de yazıyordum ama, ona göstermeye cesaret edemiyordum henüz.

aylardan sonra ona gösterdiğim ilk şiirim, "bir beyrut hikayesi" oldu.

"oku bakalım" dedi.

çekine çekine okumaya başladım. sonuna kadar dinledi. gene piposu ağzında. sonra okuduğum kağıdı elimden aldı, gözden geçirdi ve iade etti.

"tekrar oku!"

tekrar okurken, arada "dur" diyor, "şunu şunu at"mamı yahut filan dize ile ondan sonrakini başa, baştakileri sona almamı söylüyordu. şiirim bu suretle tıraş olduktan sonra hayretle gördüm ki, benim pürüzlerle dolu, takır tukur "şiirim"den, onunkileri hatırlatan yeni bir "şiir" meydana çıkıverdi.

bir başka gün nerdense eline bir "roman başlangıcım" geçer. okur.

ayaklarında takunyalar, koşarak, heyecanla geldi. soluk soluğa sordu:

"siz mi yazdınız bunu?"

çekinerek, "evet" dedim.

"birader" dedi, "neden bahsetmediniz bundan? siz hikaye yazın, roman yazın!"