18.9.11

şahmaran

sennur sezer

analar babalar, çocuklarının altın tahtını yapar, bahtını yapamazlar.

ölüden diri, diriden ölü doğar.

kerem türk-müslüman, aslı ise ermeni-hristiyandır.

sevgi uğruna yola düşen, başına gelenlere severek katlanmalı.

ademoğlunun birinin burayı öğrenmesiyle bin kişinin öğrenmesi farksızdır.

yaşar kemal’in gençlik yıllarında oba oba, köy köy dolaşarak ağıtlar söylediği, ezgili hikayeler anlattığı biliniyor.

can canandan azizdir. 

bu cin ulusunun erkeğine cin deniyor ama kızları peri adını alıyormuş. hepsi de öyle yakındı ki, "cin gibi" sözünün zeki insanlara, "peri gibi" sözünün güzelliğe neden yakıştırıldığını anladım.

şahmaran, dünyadaki tüm yılan ve bu cinsten hayvanlara egemen bir canlıdır. insan başlı bir yılan olduğu rivayet edilir. yaşını bilen yoktur. onu gören her ot ve ağaç dile gelip özelliklerini, şifa olduğu dertleri dile getirir. şahmaran'ın etinin dahi çaresiz dertlere şifa olduğu söylenir. bu yaratığı gören ademoğlunun bedeninin belden aşağısı balık gibi bembeyaz pullu olduğu duyulmuştur.

yılan zehirlerinin derde deva oluşu kadar şahmaran inanışı hekimlikle, eczacılıkla ilgili işaretlere yılan resmini yerleştirmiş.