5.9.11

deprem

orhan pamuk

depremden sonra elektriği kesilmiş, yıkık evlerinden yangına yakalanmadan hızla çıkabilmek için, pek çok kişi başucunda plastikle kaplı iri el fenerleriyle uyuyor. kurtarma takımlarına enkaz altındaki yerlerini duyurabilmek için bu fenerlerin yanında düdükler de duruyor, taşınabilir telefonlar da. bazıları düdüklerini -biri de armonikasını- boyunlarına asmışlar. bazıları da, deprem başlar başlamaz evi terk ederken aramak istemedikleri anahtarlarını. deprem başlar başlamaz iki-üç katlı evlerinden bir hamlede dışarı çıkabilmek için kapılarını hiç kapamayanlar olduğu gibi, tutunup pencerelerinden bahçeye inecekleri halatlar sarkıtanlar da var. ilk aylarda, artçı sarsıntılardan sinirleri bozulan bazıları evlerinde başlarına sürekli bir madenci kasketi taktılar. ilk büyük deprem gece olduğu için pek çok kişi deprem sırasında, binalarını terk edemeyecekleri kadar üst katlarda otursalar bile, bir hazırlık içgüdüsüyle gece yataklarına elbiseleriyle giriyorlar. deprem sırasında orada o durumda yakalanmamak için banyo ve heladaki işlerini alelacele görenler de işittim; aynı korkuyla sevişme heyecanını kaybeden çiftleri de. büyük depremden sonra elektriği kesik, yolları ve köprüleri çökmüş, kendini besleyemeyen ve yanan büyük bir şehirde sağ kalmak ve oradan kaçabilmek için pek çok evde deprem anında alıp kaçılacak içi yiyecek, çekiç, lamba vs. ile dolu deprem çantaları var. bazıları deprem sonrasına hazırlık olarak üzerlerinde çok miktarda para taşıyorlar. pek çok evde yataklar duvar kenarlarından, çürük olduğuna hükmedilen köşelerden, içi dolu dolaplardan, duvarlara asılı raflardan uzaklaştırıldı. gazetelerin dağıttığı küçük rehberlerin öğrettiği gibi, mutfaklarda üstümüze düşen tavanı tutabilecek ocakların ve buzdolaplarının hemen kenarına yatılırsa bir "hayat üçgeni" oluşturacak köşeler saptandı.