1.8.11

yaratıcılık

ayn rand

yüzyıllar boyunca ortaya çıkan bazı adamlar, yepyeni yollara doğru ilk adımları atmışlar, bunu yaparken de kendi vizyonlarından başka bir silaha sahip olmamışlardır. amaçlar farklıdır; ama hepsinin bir ortak noktası vardır. atılan adım ilk adımdır, yol yeni bir yoldur, vizyon kimseden ödünç alınmış değildir ve bu kişilere tepki olarak da her zaman nefret yöneltilmiştir.

büyük yaratıcılar; düşünürler, sanatçılar, bilim adamları, mucitler hep çağlarının insanlarına karşı tek başlarına durmuşlardır. yeni çıkan her büyük fikre karşı gelinmiştir. her yeni büyük icat kınanmış, lanetlenmiştir. motor saçma bir şey olarak karşılanmış, uçak imkansız diye düşünülmüştür. otomatik tezgah kötü bir icat sayılmıştır. anestezi günah sayılmıştır. ama ödünç almadıkları vizyonlara sahip olan insanlar yine de yollarına devam etmişlerdir. mücadele etmiş, acı çekmiş, bedel ödemişlerdir. ama sonunda kazanmışlardır.

hiçbir yaratıcı, kardeşlerine hizmet etmek düşüncesiyle harekete geçmiş değildir; çünkü kardeşleri, onun sunduğu hediyeyi reddetmişlerdir ve o hediye, bu kişinin güçlükle sürdürdüğü mücadele dolu hayatını mahvetmiştir. bu kişinin tek gerçeği kendi amacı olmuştur. kendi gerçeği, onu kendi usulünce yapabilmesi, başarabilmesi.. bir senfoni, bir kitap, bir motor, bir felsefe, bir uçak ya da bir bina.. odur onun hayattaki amacı. hayatı da odur. yarattığı şeyi duyanlar, okuyanlar, işleyenler, inananlar, ona binip uçanlar ya da içinde yaşayanlar değildir onun için önemli olan. mesele yaratılan şeydedir, onu kullananlarda değil. yaratılan şeydir önemli olan; ondan yarar sağlayanlar değil. yaratılan şey, o kişinin gerçeğine biçim vermiştir. o da kendi gerçeğini her şeyden ve herkesten üstün tutmuştur.

o kişinin vizyonu, gücü ve cesareti, kendi ruhundan gelmektedir. ama bir insanın ruhu, kendi benliğidir. bilinci dediğimiz kimliğidir. düşünmesi, hissetmesi, yargılaması, eyleme geçmesi, hep egonun fonksiyonlarıdır.

yaratıcılar benliksiz değildir. güçlerinin bütün sırrı budur. o gücün kendine yeterli olması, kendiliğinden motive olup harekete geçmesi, kendi kendini yaratması bundandır. bir ilk amaç, bir enerji, bir hayat gücü, bir başlatıcı. yaratıcılar hiçbir şeye ve hiç kimseye hizmet etmemişlerdir. kendileri için yaşamışlardır. ve insanlığın şeref tacı olan şeyleri ancak kendileri için yaşamakla başarmışlardır. başarının yapısı, doğası böyledir.