31.7.11

uzun lafın kısası

lucretius: zeka bocalar, dil sürçer, zihin tökezler.

alberto moravia: insan dediğin ciğeri beş para etmez bir yaratıktır.

carson mccullers: en vasat insan bile, çılgın, ölçüsüz ve bataklığın zehirli laleleri kadar güzel bir aşkın nesnesi olabilir.

duygu asena: insan, yaşamında eksik olanı, her şey sanıyor.

franz kafka: hiç kimse cehennemin dibindekiler kadar temiz şarkı söyleyemez; meleklerin söylediğini sandığımız şarkı, aslında onlarınkidir.

trevanian: işin doğru yapılmasını istiyorsan onu en meşgul adama yaptır.

hermann hesse: nasıl ki delilik yüksek bir anlamda tüm bilgeliğin başlangıcıysa, şizofreni de tüm sanatın, tüm düşlerin başlangıcıdır.

danilo kis: düş, geceleri yaşamın kaynağına doğru kaçan ruhun susuzluğunu giderdiği yerdir.

montaigne: doğanın ne kadar azla yetindiğini görmek harikulade bir şeydir.

paulo freire: demokrasiyi yüceltirken halkı susturmak yüzsüzlüktür; hümanizmden dem vururken insanı hor görmek, bir yalandır.

sigmund freud: doyurulduğu zaman sönmesi, tensel sevginin kaderidir.

arthur koestler: idam sehpası yalnızca bir ölüm makinesi değil, aynı zamanda sadece insana özgü olan kendi ahlaki yıkımını isteme eğiliminin de en eski ve en müstehcen simgesidir.