29.6.11

uzun lafın kısası

shakespeare: hiçbir şey dikkat çekme isteği kadar sıradan değildir.

aristoteles: ışığı gözümüz bizi çevreleyen havadan alır, ruhumuz da bilgiden.

dragan babic: aşk arzuyla başlar. arzusuz aşk, düdüklemeyi beceremeyen kimselerin uydurdukları masallardır.

franz kafka: çocuklar için ana babanın yapması gereken tek şey onları bağrına basmaktır.

herman melville: kulağa garip gelecek olsa da, genç ve güzel bir kadını sigara içmek kadar çekici kılan bir şey daha yoktur.

jorge luis borges: belki de bizim insan olarak hayatımız bir ormanda sessizce yürüyen bir kaplanın kafasından geçenlerdir.

tommaso campanella: her şey kendi benzerini arar ve bulur.

paulo coelho: insanlar yalnızca elde edip edemeyeceklerinden emin olamadıkları şeylere değer verirler.

thomas more: kibir için zenginliğin ölçüsü kendisinin neye sahip olduğu değil, başkalarının neye sahip olmadığıdır.

albert einstein: sadece iki şey sonsuzdur: evren ve insanın aptallığı ve ben ilkinden o kadar da emin değilim.

tomris uyar: oyalayıcı bir şey yazmaktansa kopkoyu bir karamsarlığı yeğlerim.

montaigne: insanın doğuşunu görmekten herkes kaçar; ama ölümünü görmeye koşa koşa gideriz. insanı öldürmek için gün ışığında, geniş meydanlar ararız; ama onu yaratmak için karanlık köşelere gizleniriz.