31.5.11

uzun lafın kısası

sigmund freud: varoluş bir hastalıktır.

george sand: zina, bir kadının sevgilisiyle geçireceği bir saat değil, ondan sonra geceyi kocasının kollarında geçirecek olmasıdır.

arundhati roy: düşlerini yitirirsen aklını da yitirirsin.

ece temelkuran: kadınlar avcılarla birlikte olmak ister. kabul edin ya da etmeyin bu böyledir. hiçbir kadın bir çiftçiye aşık olmaz.

franz kafka: nasıl yaşanırsa öyle ölünür.

ingeborg bachmann: insanın gerçek ölümü hastalıklardan değildir, insanın insana yaptıklarındandır.

adam fawer: insanın her zaman seçenekleri vardır.

herta müller: bir kadınla erkeğin birbirlerine verecek bir şeyleri olduğunda aynı yatağa girerler. insanlığın en iyi icadıdır yatak.

maggie gee: erkekler güçlüymüş gibi davranırlar ama aslında bebekten farkları yoktur.

vasili grossman: dünya üzerinde sadece ve sadece dar kafalı, kendi haklılığını sarsılmaz bir duygu haline getirmiş olan insanlar hüküm sürerler.

peter weiss: demokratik yönetimin anlamı, herkesin fikrinin geçerli olmasıdır.

julian barnes: ben kendi payıma, tohuma kaçmış bir bekar ya da cinsel açıdan soğuk bir eş yerine, zina yapan bir koca ya da aklı hep orasında olan biri tarafından yönetilmeyi yeğlerim.