24.5.11

son şiirleri

nazım hikmet


yoruldun ağırlığımı taşımaktan
ellerimden yoruldun
gözlerimden gölgemden
sözlerim yangınlardı
kuyulardı sözlerim
bir gün gelecek ansızın gelecek bir gün
ayak izlerimin ağırlığını duyacaksın içinde
uzaklaşan ayak izlerimin
ve hepsinden dayanılmazı bu ağırlık olacak

en sevdiğim memleket yeryüzüdür
sıram gelince yeryüzüyle örtün üzerimi

berlin günlük güneşlik
8 mart 1963
bayramın kutlu olsun kadınım
unuttum telefonda söylemeyi bu sabah
sesini duydum mu dünyayı unutuyorum
nice nice bayramlara, güzelim

hint okyanusu'nu seyrettim bu sabah
okyanuslar üstüne bir çift sözüm var sana
kıyısından seyredilen okyanus
farksızdır marmara açıklarından
yani demek istediğim
okyanuslar büyük sevdalar gibidir tulyakova
seyredilmeye gelmez
okyanuslar yaşanılır

iki şey var ancak ölümle unutulur
anamızın yüzüyle şehrimizin yüzü

hoş geldin bebek
yaşama sırası sende
senin yolunu gözlüyor kuşpalazı boğmaca kara çiçek
sıtma ince hastalık yürek enfarktı kanser filan
işsizlik açlık filan
tren kazası otobüs kazası uçak kazası iş kazası
yer depremi sel baskını kuraklık falan
karasevda ayyaşlık filan
polis copu hapisane kapısı falan
senin yolunu gözlüyor atom bombası falan
hoş geldin bebek
yaşama sırası sende
senin yolunu gözlüyor sosyalizm komünizm filan

dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında
dünyayı çocuklara verelim
kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
dünyayı çocuklara verelim
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler

***

sen benim sarhoşluğumsun
ne ayıldım
ne ayılabilirim
ne ayılmak isterim

başım ağır
dizlerim parçalanmış
üstüm başım çamur içinde
yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim

***

bitkiler ipeklisinden dallı budaklısına
hayvanlar tüylüsünden pullusuna
evler kıl çadırından betonarmesine
aletler uçağından tıraş makinesine kadar

bir de denizler bir de bardaktaki su
bir de yıldızlar
bir de dağların uykusu
bir de her şeyle her yerde karmakarışık insan

yani alınteri
yani kitaplardaki yalan
yani doğru yalan
yani dost düşman
yani hasret sevinç keder

gelip geçtim kalabalığın içinden
gelip geçen kalabalıkla beraber

***

kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır
acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan
karasabanlar gibi çizer kadınların yüzünü

ve sevinçlerimiz vurur gözlerine kadınların
göllerde ışıyan seher vakitleri gibi

hayallerimiz yüzlerindedir sevdiğimiz kadınların
görelim görmeyelim karşımızda dururlar
gerçeğimize en yakın ve en uzak

***

aya gidilecek
daha da ötelere
teleskopların bile görmediği yere
ama bizim dünyada ne zaman kimse aç
kalmayacak
korkmayacak kimse kimseden
emretmeyecek kimse kimseye
yermeyecek kimse kimseyi
umudunu çalmayacak kimse kimsenin
işte ben komünistim bu soruya karşılık verdiğim için