7.5.11

aşk

alain de botton

araçların en zarifi ve en donanımlısı bile bize güzel bir ilişkinin yaşattığı doyumu sağlayamaz; bir kavganın veya ayrılığın yaşattığı hüsrana deva olamaz.

aşkın en büyük sakıncalarından biri, kısa bir süre için de olsa bizi mutlu etme tehlikesi taşımasıdır.

bütün eski sevgililer, bir zamanlar sürekli sandığın duygunun hiç de öyle olmadığının birer göstergesidir.

telefon aygıtı, aramayan sevgilinin şeytani ellerine düşmüşse bir tür işkence aletine dönüşür.

karşılıklı bir çekimin işaretleri arandığında, hayran olunan kişinin söylediği ya da yaptığı her şey hemen her anlama çekilebilir. 

her aşık oluş, oscar wilde'a kulak verecek olursak, umudun kendini bilmişliğe karşı zaferidir. 

aşırı ilgi duymadığımız kişileri baştan çıkarırken daha çok özgüven duymamız ve daha kolay başarmamız aşkın ironilerinden biridir.

çekici olmayan bir insanla birlikteyken sessizlik olduğunda sıkıcı olan karşınızdakidir. çekici bir insanla birlikteyken sessizlik olduğunda ise sıkıcı olanın siz olduğunuza emin olabilirsiniz.

gerçek bir aşık tutarlı olamaz, sahici aşıklar ancak darmadağın cümleler kurabilir. dil aşkın çalımına takılır, arzu güzel söz söyleme yeteneğinden yoksundur.

aşk kancaları, görünür tüm mantıksal yasaların üzerindedir.

olgun bir insan ilk görüşte aşık olmaz. aşık olmak, insanın atlayacağı suyun ne kadar derin olduğunun bilincinde olmasıyla başlar.

ilk görüşte aşık olduğumuz kişiler, zihinde bestelenen senfoniler kadar muhteşemdirler.

aşk, filozofları genellikle pek ilgilendirmez. aşkın gelgitleri, üzerine düşünülmeyecek kadar çocukça gelmiştir filozoflara. bu konu şairler, histerikler için daha uygundur. el ele tutuşmalar, parfüm sıkılmış mektuplar.. bunlar filozoflara göre değildir.

yanında zayıf davranabileceğim kadar seviyor musun beni? herkes gücü sever; ama sen beni zaaflarımla seviyor musun? asıl sınav budur. yitirebileceğim her şeyden arınmış olsam, yalnızca ömür boyu sahip olacağım şeyler için sever misin beni?