4.12.10

lüsyen

can  dündar

"vatan, insanın mutlu olduğu yerdir."

"buluşma, vedanın kız kardeşidir." (lüsyen)

"bir şeyi tercih, o olmayandan vazgeçmektir." (abdülhak hamit)

balzac: bir büyük tutku, bir şaheser kadar az bulunur.

zaman, büyük bir mihenktir.

"aşığı olmayan dilber, hastası olmayan tabip gibidir."

"insanın ihsanını ancak aşk lutfeder."

"zindelik, en gıpta edilecek diriliktir."

oscar wilde: baştan çıkma ve azdırılma duygusundan kurtulmak için tek çıkar yol, ona boyun eğmektir.

"bu fani dünyada hiçbir şey aldırmaya gelmez."

"yaz! yeryüzünde buna denk düşen hiçbir zevk ve saadet yoktur."

"en büyük düşmanın, kendine rağmen, kendinde, kendinin hakikatini gizleyendir." (abdülhak hamit)

"sen asla kendinde bir başkasının gölgesine tahammül edemeyecek insansın."

"ıstırap bir meyvedir; yediğiniz nispette yaşamış olacaksınız."

bir yangın, şahane bir şehri küller vadisine dönüştürür.
bir olay, okyanus gibi bir kalbi gözyaşına dönüştürür.
ölüm, görkemli bir beyni akrep yuvasına çevirir.
bir zelzele, dağları bir avuç toza indirger.
bütün bunların olması mümkündür. çünkü sen benden uzaksın. (abdülhak hamit)

"yaşlılık ve ölüm, doğduğumuz andan itibaren bize doğru gelmeye başlarlar."

"kavga eden tarafların güvenleri azalınca kavga karmaşık hale gelir." (lüsyen)

"iyi bir birlik, eğer kötü unsurlarla çevrilmişse ilk misyonundan sapıverir." (lüsyen)

hamit, iki hafta evvel darülbedayi sanatkarlarının çiftlik'te gazi tarafından ağırlandıklarını işitmişti. gazi orada elini öpmek isteyen tiyatro oyuncularına müsaade etmemiş, "biz hepimiz mebus olabiliriz, vekil olabiliriz; hatta reisicumhur olabiliriz; ama sanatkar olamayız. böyle olunca sanatkar el öpmez, sanatkarın eli öpülür" demişti.

fener sönünce her şey asıl yüz ifadesini alır.

derler ki "zaman, küçük ıstırapları dindirir". fakat büyükleri çoğaltıyor.

"hayatımızın bundan ibaret olduğuna inanmak istemiyorum. bu kadar şeyleri düşünebilen, düşündürebilen, düşündüklerini başkalarına bırakan ve fikirleriyle onların arasında yaşayabilen bir dimağ, nasıl sadece toprak oluverir? ben faniliğe, yok olmaya inanamıyorum. ruhun cisimden ayrı, yalnız başına kalmasına aklım ermiyor." (abdülhak hamit)

mithat cemal: namık kemal'i 1 imamla 3 hamal gömdü; bu, saray devrindedir. fikret'in cenazesini aşiyan'ın 2 odasını dolduramayan bir zümre taşıdı; bu, meşrutiyet'tedir. hamit'in tabutunu bir kolundan bir millet, bir kolundan bir devlet tutarak kaldırdı; bu, cumhuriyet'tedir.

ibnülemin mahmud kemal, cenazede "merhum, hayatta çok çekti" diyen birine tebessümle şu cevabı verdi: "hamit, çok değil, 3 şey çekti: buldukça akşamları mey, sineye dilber ve hazineden para."