23.12.10

cep telefonu

paulo coelho

cep telefonu dünyayı tam bir çılgınlığa götürüyor. ayda sadece 5 euro'ya, londra'da oluşturulan dahiyane bir sistem aracılığıyla, bir çağrı merkezi size 3 dakikada bir standart bir mesaj gönderebiliyor. etkilemek istediğiniz biriyle konuşacağınızı bildiğiniz zaman, sistemi harekete geçirmek için belirli bir numarayı tuşlamanız yeterli. telefon çalınca hemen açarsınız, mesajı görüntülersiniz, hızla okursunuz ve "haa, bu bekleyebilir." dersiniz (elbette bekleyebilir; ısmarlama bir mesajdır zaten). böylece, konuşmakta olduğunuz kişi kendini önemli biri gibi hisseder ve işler daha hızlı çözülür; çünkü işleri başından aşkın biriyle konuştuğunu sanır. 3 dakika sonra konuşma bir başka mesajla kesilir, baskı artar ve servisi kullanan kişi telefonunu 15 dakikalığına kapatmayı seçebilir ya da yalan atıp telefona mutlaka yanıt vermesi gerektiğini söyleyerek, konuşmakta olduğu münasebetsizden kurtulmaya karar verebilir.

tüm cep telefonlarının kapatılmasını gerektiren tek bir durum vardır. ne ki, resmi yemeklerde, bir oyunun ortasında, bir filmin en önemli sahnesinde ya da bir opera şarkıcısı en zor aryalardan birine başlarken değil; böyle anlarda cep telefonlarının çaldığını hepimiz duymuşuzdur. hayır, insanların, cep telefonlarının tehlikeli olabileceğine inandıkları biricik an, uçakta şu alışılmış yalanı duydukları andır: "uçuş güvenliğini tehlikeye sokabileceği için tüm cep telefonlarının kapatılmasını rica ederiz." buna hepimiz inanırız ve uçuş görevlilerinin isteğini yerine getiririz.

bu efsane nasıl yaratıldı peki? yıllar önce, havayolu şirketleri yolcuları koltuklarına takılı telefonları kullanmaya ikna etmek için ellerinden geleni yapıyorlardı. dakikası 10 dolara gelen bu konuşmalar cep telefonlarıyla aynı transmisyon sistemiyle yapılıyor. bu oyun tutmadı; ama efsane varlığını sürdürdü; uyarıyı, kalkıştan önce uçuş görevlisinin okuması gereken yasaklar listesinden çıkarmayı unutmuşlardı. kimsenin bilmediği ise, her uçuşta en az iki-üç yolcunun cep telefonlarını kapatmayı unuttuğuydu; kaldı ki, laptop'ların internete bağlanmasında cep telefonlarıyla aynı sistem kullanılıyordu. üstelik bugüne kadar dünyanın hiçbir yerinde hiçbir uçak bu yüzden düşmedi.

şimdi yolcuları fazla ürkütmeden ve fiyatı düşürmeden bu uyarıyı değiştirmeye çalışıyorlardı. uçuş moduna geçirilebiliyorsa cep telefonunuzu kullanabiliyordunuz. bu tür telefonlar ise dört misli daha pahalı. bugüne kadar hiç kimse "uçuş modu"nun ne olduğunu açıklamış değil; ama insanlar böyle kandırılmaya ses çıkarmıyorlarsa kendileri bilirler.