3.11.10

seks

julian barnes

yatak, insanın yakalanmadan yalan söyleyebileceği, karanlıkta iniltiler çıkarıp bağırabileceği ve sonra da "performansı"yla böbürlenebileceği başlıca yerlerden birisidir. seks rol yapmak değildir, kendi senaryonuza ne denli hayranlık duyarsanız duyun, gerçeği anlatır. seksin işi hakikatledir. karanlıkta birbirinizi nasıl okşadığınız, dünya tarihini nasıl gördüğünüzü gösterir. durum bu denli basittir.

erkekler bir kadını yatağa atabilmek için "seni seviyorum"; kadınlarsa erkekleri evliliğe zorlamak için "seni seviyorum" diyeceklerdir; her ikisi de duyulan korkuyu yatıştırmak, kendilerini eyleme sözcükler kullanarak ikna etmek, vaat edilen koşulların gerçekleşmiş olduğuna kendilerini inandırmak, aşkın henüz bitmemiş olduğu konusunda kendilerini aldatmak için "seni seviyorum" diyecektir. böyle kullanımlardan kaçınmalıyız. "seni seviyorum" ifadesi dünya pazarına çıkmamalı; bir para, bir hisse senedi olmamalı, bize kazanç sağlamamalıdır. bana göre bu uysal cümleyi, var olmayan saçların yukarı kaldırıldığı bir enseye fısıldamak için saklamak gerekir.

eksiksiz birliktelikler enderdir. insanlığı değiştiremezsiniz, salt tanıyabilirsiniz. mutluluk, astarı lime lime olan kızıl bir pelerindir. sevgililer, yapışık ikizler gibidir, tek bir ruha sahip iki gövde; ama içlerinden biri öbüründen önce ölecek olursa, geride kalan, hayatının sonuna kadar bir cesedi yanında taşımak zorunda kalır. gurur bize her şeyin çözümünü bulma özlemini verir -çözümünü, amacını, ereğini; ama teleskoplar yetkinleştikçe yeni yıldızlar ortaya çıkar.