14.11.10

hidayetname

sadık hidayet

sonunda en şiddetli cezaya çarptırılırız ve boğucu bir gün ortasında kanun adına bizi tutuklayan kişi bıçağını saplar kalbimize; köpek gibi geberir gideriz. cellat da suskundur, kurban da.

hz. ali: midelerinizi hayvan mezarlığı yapmayın.

franz kafka: bir kafes, bir kuşu aramaya çıktı.

firdevsi: sırtında tohum taşıyan karıncaya işkence etme; çünkü o yaratık canlıdır ve hayat onun için tatlıdır.

sapık din, sapık bilim doğurur.

franz kafka: evet umut var, çok umut var; ama bizim için değil.

franz kafka: insan boş yere kafasını yoruyor. kurtuluş yolu diye bir şey yok.

edward taylor: yabani ve göçebe kavimlerin adet ve inançlarını uygar ülkedekilerle karşılaştırdığımızda, alt uygarlık ile üst uygarlık arasında fark olduğunu ama bazen birbirine tıpatıp benzediğini görüp hayretler içinde kalırız.

franz kafka: çoğumuz su üstünde yüzen bir kurşunkaleme tutunmuşuz ve boğulduğumuz halde, tutunduğumuz bir şey olduğunu sanıyor, kurtuluş düşleri görüyoruz.