23.10.10

sivas

zerrin taşpınar



ölümün hasadıydı sivas ve bol oldu ürün
bir tırpanın ucunda savruldu sesimiz
sesimiz yasemin gül, hasret
ince ve uzun kanatları kırlangıçların
sesimiz sabah serinliğinin çiy damlaları

unutsun bütün şarkılarını bu şehir
unutsun ipeksi dönüşlerini turnaların
unut beni sevgilim
yarısı kül bir kadınım artık

hep böyle ıssız mı olur katliam sonrası kentler
ırmak bile susar mı, rüzgar korkar mı sokaklardan
biter mi çığlık ateş ve dumanla

sevgilim insanla kulun çalıştığı yerdeyim
inançsızım, iğretiyim, küskünüm
yine de özlüyorum yaşamı

ölü çocuklar da doğurgandır ölü aşklar gibi
kesilmiş kavaklarda ıslık çalar
dilini yitirmişse de şiir
bir deniz feneri çizmenin tam zamanıdır