26.9.10

hamlet

william shakespeare


büyük sevgide, küçük kuşkular korkuya döner
küçük korkular büyüdükçe artar büyük sevgiler

amansız derde ya amansız deva bulacaksın
ya hiç dokunmayacaksın

koca imparator sezar ölüp toprak olunca
bir deliği tıkayabilir rüzgara karşı
ey bir zamanlar dünyayı titreten kasırga
şimdi duvarda harç, kışın soğuğuna karşı

ister istemez olacak bir şeyi
olmasını herkesin olağan saydığı bir şeyi
neden yadırgayıp boşuna hayıflanmalı

kötü işler gömülse de yerin dibine
çıkar bir gün insanların gözü önüne

namusun ta kendisi bile
kurtaramaz kendini çamur atandan

düşüncelerinin ağzı dili olmayacak
aşırı hiçbir düşüncenin ardına düşmek yok
teklifsiz ol, bayağı olma
dostların arasında denenmiş olanları
çelik halkalarla bağla yüreğine
ama her zıpçıktı, acemi çaylak arkadaşı da
el üstünde tutup elini kirletme
kavga etmekten sakın; ama ettin mi de
öylesine et ki korksunlar senden
herkese kulağını ver, sesini verme
herkese akıl danış, kendi aklını sakla
kesenin elverdiği kadar iyi giyin
zengin ama gösterişsiz olsun giydiğin
çünkü kıyafet insanın mihengidir çok kez
ne borç ver ne de borç al; çünkü borç vermek
çok kez hem paranı yitirmektir hem dostunu
borç almaksa tutum gücünü yıpratır
her şeyden önce de kendi kendinle doğru ol
o zaman, gece gündüze varır gibi
sen de aldatmaz olursun kimseyi

deliliğin insana bulduruverdiklerini
sağlam akıl yumurtlayamaz kolay kolay

tutkunun özü bir rüyanın gölgesidir sadece

öyle sersemce kuşkulu oluyor ki suçlu insan
kendi kuyusunu kazıyor korkusuyla

en zayıfları en çok sarsar gergin düşünce

insan sevdikçe güzelleşir, güzelleşince de
bir pırıltı verir dünyaya kendinden
sevdiği yok olup gitse bile

bir şey var sevginin alevleri içinde
kendi kendini yiyen bir fitil, bir kömür var
ilk hızını bir daha bulamıyor sevgi
iyilik bile, bir sıtma ateşi gibi yükselip
kendi aşırılığıyla öldürür kendini

gençlikte sevdiğim, sevdiğim zaman
yaşamak ne güzeldi
ne çabuk geçerdi günler o zaman
gönül kanmak bilmezdi

şunu bil ki en derin hesaplar boşa gider de
akılsız davranış işe yarar bazen
demek ki tanrısal bir güç karışıp işe
biz ne taslaklar çizersek çizelim
son biçimi o veriyor kaderimize

belalı iştir
ufak tefek insanların araya girmesi
büyük kılıçlar vuruşup şimşekler çıkarırken