31.7.10

uzun lafın kısası

ian mcewan: bir tohum ek. sonra bak bakalım gelişip serpiliyor mu.

aslı erdoğan: sonuçta her insan hayatı bir yenilgidir; ama bazılarınınki daha görkemli bir yenilgi.

cenap şahabettin: güzel bir kıyafet, iyi bir tavsiye mektubudur.

balzac: devrimizde, o dört köşe adamlara, kötülük önünde hiç eğilmeyen, doğru çizgiden en küçük sapmayı bir suç sayan o güzel iradelere her devirdekinden daha az rastlanıyor.

fernand braudel: uygar alan, çoğu zaman bir sahil şeridiyle sınırlıdır.

ursula k. le guin: elektrikli testere üç yaşındaki bir bebek için ne kadar gerekliyse, tanrı da insanlar için o kadar gereklidir.

fichte: dünya parçalara ayrılacak olsa bile hakikatin söylenmesi gerekiyor.

juli zeh: doğru olanı sürekli tekrarlamak bir insanın vatanına sunabileceği en büyük hizmettir.

irvin yalom: zirveye tırmandım ve tepedeki bu noktadan aşağıda neler olduğuna baktığımda gördüğüm şey yalnızca çürümeden ibaret.

muriel barbery: inançlarımızın üzerinde yükseldiği kaide asla sarsılmasın diye kendi kendimizi manipüle etme yeteneğimiz ne büyüleyici!

pierre assouline: hiçbir şey, çalışmayı deha olarak görmek kadar bağışlanamaz değildir.

simone de beauvoir: insanlar kendilerini biraz fazla ciddiye alırlar. aslında ne davranışlarımızın ne de dünyanın öyle pek bir ağırlığı vardır. hafif, dayanıksız bir dünya bu işte!