12.7.10

pazar yeri

ernesto sabato


içinde yaşadığımız bu pazar yeri
taşlaşmış bir fikirler müzesini kopyalamak niyetiyle
ağaçlara, hapishanelere ve dağlara dönüşen
tek bir maddeden oluşmuştur
diyenleri düşünmeye başladım
harikulade bir katı ve statik nesneler koleksiyonu olduğunu
garanti ediyorlar
(eski seyyahlar, piramitleri inceleyenler
rüyalarında onu gören kişiler
bir gizem rahibi)
ölümsüz ağaçlar, taşlaşmış kaplanlar
üçgenler ve paralelyüzlerin yanında
ve aynı zamanda mükemmel bir insan
sonsuzluk kristallerinden oluşan
ki ona beceriksizce benzemek isteyen
(bir çocuğun çizimi)
evrensel partiküllerden bir yığın
ki önceleri tuz, su, kurbağagil
ateş ve bulut
boğa ve at dışkıları
dövüş alanındaki kokuşmuş iç organları olan
öyle ki (bu seyyahlar açıklamayı sürdürüyor
her ne kadar şimdi gözlerinde hafif bir alayla da olsa
pislik, toprak ve yiyecek artıklarının
bu murdar karışımdan
su ve güneşle temizlenerek
büyük bir arzuyla korunarak
büyük dünyevi güçlerin
(şimşek, fırtına, kudurmuş deniz, cüzamın)
aşağılayıcı ve iğneleyici iktidarına karşı
bu kristal insanın
gülünç bir sureti yapıldı
fakat serpilip büyüse de (işleri yolunda gider, hım?)
birden sendelemeye başlar
umutsuzca çabalar
ve sonunda ölür
gülünç bir karikatür gibi
balçığa ve inek dışkısına dönüşerek
hiç değilse ateşin saygınlığını elde edemezse tabi