29.7.10

itaat

noam chomsky

size bir zamanlar harvard hukuk fakültesi'ne gelen ve bir süre burada kalan siyahi hakları savunucusundan duyduğum bir hikayeyi anlatayım. bir keresinde bir konuşma yapmış ve gençlerin uzun saçları, sırt çantaları, toplumsal idealleri, kamu hizmetleri ve adalet alanında çalışarak dünyayı değiştirmek yolundaki fikirleri ile harvard hukuk fakültesi'ne geldiklerini söylemişti. bu ilk sene. nisan ayında yaz stajları için wall street şirketlerinden personel alım memurlarının geldiğini söylemişti. rahat bir yaz işi bul ve bir sürü para kazan. dolayısıyla öğrenci şöyle düşünür: "ne olur ki? bir günlüğüne tıraş olurum, bir ceket giyerim, bir de kravat takarım. bu paraya ihtiyacım var, öyleyse neden almayayım?" bir günlüğüne bir ceket giyerler, bir de kravat takarlar ve yaz işine girerler. yazın giderler, sonbaharda geldiklerinde ceket ve kravat kalmıştır, itaatkarlık gelişmiş ve ideolojide kayma olmuştur.

bir kurumun belli bir iktidar yapısı vardır. belli kaynakları vardır. bir otorite yapısı vardır. belli yollarla toplumun geneline uyum sağlar; bu yolların dışına çıkmaya çalışırsa altı oyulur ve yok edilir. eğer general motors, yardımsever bir kuruluş olmaya ve en düşük fiyattan iyi arabalar üretmeye ve bunu da en iyi çalışma koşulları ile yapmaya karar verirse yarın iflas eder. aynısını yapmayan başka bir şirket onun altını oyar. kurumların belli bir çerçeve içinde belli bir işleyişe sahip olmalarının belli nedenleri vardır. örneğin clinton'ın bir rüyada, gerçekten de britanya işçi partisi'nin düşündüğü gibi toplumsal bir devrim gerçekleştirecek bir devrimci gibi davranmaya başladığını varsayalım. anında tahvil fiyatları düşmeye başlayacaktır. faizler tırmanacaktır. ekonomi çökmeye başlayacaktır ve bu da bu politik programın sonudur. olayların içinde geliştiği belli çerçeveler vardır.