17.6.10

unutmak

şevket rado

bergson'un bir sözü vardır: beynin asıl görevi, der, hatırlamamızı değil, unutmamızı sağlamaktır. zaman, elinde sihirli bir fırça, hafızamızda yer eden kötü olayları bize hiç sormadan, kendi kendine, azar azar siler. hatta bu kadarla da kalmaz; fırçası yaldızlı mıdır nedir, o kötü olayları süsler, güzelleştirir. ruhumuzu karartan kötü hatıralar silinip yerine tatlıları geldikçe yaşam sevincimiz de artar, durur.

yemek yemeyi angarya sayanlar melankolik, kötümser, yaşama hevesi düşük insanlardır. yemeyi bir görev yapar gibi yiyenler dünya zevklerinden el etek çekmiş olanlara örnektirler. oburlar, hayatta her şeyin aşırısına gitmeye eğilimi olan tipin karşılığıdır. zevk düşkünleri ise, güç beğendikleri için hayatın keyfini kendi kendilerine kaçıran insanlar olarak görülmeli.

meşhur roma imparatoru augustus vatandaşlarından kim çağırırsa onun evine misafir gidermiş. bir gün kendisini bir vatandaş davet etmiş. ama o kadar senli benli davranmış, öyle üstünkörü yemekler önüne sürmüş ki, august'ün canı sıkılmış. giderken: "teşekkür ederim ama bu kadar dost olduğumuzu sanmıyordum." demiş.